20 Ağustos 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE
Nafaka artırım davası, mevcut nafakanın yetersiz kalması hâlinde açılır. Bu dava Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanır. Aşağıda üç farklı olay örgüsüne dayalı örnek dilekçeler yer alır. Birinci örnek iştirak nafakasını, ikinci örnek yoksulluk nafakasını, üçüncü örnek ise velayet sahibi babanın talebini kapsar.
Örnek 1: İştirak Nafakasının Artırılması Talepli Dava Dilekçesi
Mahkeme: … Aile Mahkemesi
Dosya No: –
Davacı: Ayşe YILDIZ (T.C. Kimlik No: 12345678901)
Adres: Güneştepe Mahallesi, Yıldız Çiçeği Sokak No: 47, Mercan Plaza Kat: 6 Daire: 18, Merkez/Ankara
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Davalı: …
Konu: İştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Açıklamalar
A. Boşanma Kararı ve Mevcut Nafaka Düzeni
1- Müvekkil ile davalı 15.03.2018 tarihinde kesinleşen kararla boşanmıştır. Karar, İstanbul 89. Aile Mahkemesi’nin 2017/123547864 Esas, 2018/4567890 Karar sayılı dosyasından verilmiştir. Mahkeme, ortak çocuk Zeynep’in velayetini müvekkile bırakmıştır. Davalı baba için aylık 500 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Bu nafaka, 2018 yılındaki ekonomik koşullara göre belirlenmiştir. O tarihte çocuk 7 yaşındaydı. Eğitim masrafları sınırlıydı.
2- Aradan geçen sekiz yılda ekonomik koşullar önemli ölçüde değişmiştir. Enflasyon, gıda, giyim ve sağlık giderlerini artırmıştır. Ortak çocuk 2026 yılında 15 yaşındadır. Lise eğitimine devam etmektedir. Ayrıca fen lisesini kazanmıştır. Derslerine destek amacıyla özel ders almaktadır. Mevcut 500 TL nafaka, çocuğun aylık ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.
B. Davalının Gelirindeki Artış
1- Davalı, boşanma tarihinde bir inşaat firmasında şantiye şefi olarak çalışmaktaydı. Aylık net geliri yaklaşık 3.500 TL idi. Davalı, 2021 yılında aynı firmada proje müdürlüğüne terfi etmiştir. 2026 yılı itibarıyla aylık net geliri 45.000 TL’ye yükselmiştir. Bunun yanında yılda iki kez prim almaktadır. Prim tutarları toplamda 80.000 TL’yi bulmaktadır. Davalının bu gelir artışı, nafakanın yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
2- Davalının mal varlığında da artış yaşanmıştır. 2022 yılında İstanbul, Üsküdar’da bir daire satın almıştır. Ayrıca 2024 model bir otomobil edinmiştir. Bu hususlar davalının ekonomik gücünü açıkça göstermektedir. Oysa müvekkil, asgari ücretle bir markette çalışmaktadır. Aylık geliri 22.000 TL’dir. Kirada oturmaktadır. Dolayısıyla tarafların mali durumları arasındaki fark belirgin biçimde açılmıştır.
C. Çocuğun Artan İhtiyaçları
1- Ortak çocuk Zeynep, 2026 yılında lise birinci sınıfa başlamıştır. Fen lisesinde eğitim görmektedir. Okul servisi aylık 3.500 TL tutmaktadır. Okulda yemek ücreti aylık 2.000 TL’dir. Kırtasiye ve kitap giderleri yıllık 10.000 TL’yi aşmaktadır. Ayrıca öğrencinin üniversite hedefi bulunmaktadır. Bu nedenle haftada dört saat özel ders almaktadır. Özel ders ücreti saatlik 600 TL’den aylık 9.600 TL etmektedir.
2- Çocuğun sağlık giderleri de artmıştır. Diş tedavisi için ayda 500 TL harcanmaktadır. Gözlük numarası her yıl değişmektedir. Kıyafet ve ayakkabı masrafları mevsimsel olarak yükselmektedir. Ayrıca çocuğun sosyal ve kültürel etkinliklere katılımı gerekmektedir. Bütün bu giderler aylık toplam 18.000 TL’yi bulmaktadır. Çocuğun baba tarafından karşılanması gereken ihtiyaç payı artık çok daha yüksektir.
D. Nafakanın Yetersiz Kalması ve Hakkaniyet
1- Mevcut aylık 500 TL iştirak nafakası, günümüz koşullarında sembolik kalmıştır. Bu tutar, çocuğun haftalık yol parasını bile karşılamamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası, tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde nafakanın artırılmasına imkân tanır. Müvekkilin geliri ile davalının geliri arasında uçurum oluşmuştur. Çocuğun ihtiyaçları yaşına ve eğitimine bağlı olarak artmıştır. Bu nedenle nafakanın artırılması hakkaniyetin bir gereğidir.
2- Yargıtay, nafaka artırım davalarında tarafların gelirlerini ve çocuğun ihtiyaçlarını dikkate alır. Önceki nafaka miktarı ile güncel koşullar arasındaki dengesizlik artık katlanılamaz boyuttadır. Davalının geliri boşanma tarihine göre on kat artmıştır. Buna karşın nafaka aynı kalmıştır. Bu durum, çocuğun menfaatlerine aykırıdır. Nafakanın aylık 7.500 TL’ye çıkarılması gerekmektedir. Bu miktar, davalının gelirine ve çocuğun gerçek ihtiyaçlarına uygundur.
E. Dava Şartı ve Arabuluculuk
1- Nafaka artırım davaları, aile hukukundan doğan malvarlığı davalarındandır. Bu davalarda dava şartı olarak arabuluculuk uygulanmaz. Dava doğrudan aile mahkemesinde açılabilir. Ancak taraflar öncesinde sulh yoluyla anlaşmayı deneyebilir. Müvekkil, davalıya noter kanalıyla ihtarname göndermiştir. İhtarnamede nafakanın artırılması talep edilmiştir. Davalı bu talebe olumsuz cevap vermiştir. Bu sebeple işbu dava açılmıştır.
2- Davanın yetkili mahkemesi, davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı zamanda davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Müvekkil, Ankara’da ikamet etmektedir. Davalı ise İstanbul’da oturmaktadır. Bu dava, Ankara Aile Mahkemesi’nde açılmıştır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dava harçtan muaftır. İştirak nafakası artırımında davanın kabulü hâlinde hükmedilecek nafaka, dava tarihinden itibaren işleyecektir.
Özetle, tarafların mali durumları ve çocuğun ihtiyaçları, nafakanın artırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Hukuki Sebepler: TMK m. 176/4, m. 182, m. 330, m. 331; HMK ilgili maddeler; ilgili yargı kararları.
Hukuki Deliller: Nüfus kaydı, boşanma kararı, gelir belgeleri, tapu kayıtları, öğrenci belgesi, faturalar, tanık ifadeleri.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Davalının müvekkil çocuğa ödediği aylık 500 TL iştirak nafakasının, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 7.500 TL’ye artırılmasına,
2-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [2026]
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Örnek 2: Yoksulluk Nafakasının Artırılması Talepli Dava Dilekçesi
Mahkeme: … Aile Mahkemesi
Dosya No: –
Davacı: Elif KAYA (T.C. Kimlik No: 98765432100)
Adres: Çınar Mahallesi, Lale Sokak No: 23, Kat: 4 Daire: 11, Bornova/İzmir
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Davalı: …
Konu: Yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Açıklamalar
A. Boşanma ve Yoksulluk Nafakası Kararı
1- Müvekkil ile davalı 10.09.2014 tarihinde kesinleşen kararla boşanmıştır. Karar, İzmir 99. Aile Mahkemesi’nin 2013/256789 Esas, 2014/31012345 Karar sayılı dosyasından verilmiştir. Müvekkil lehine aylık 700 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Müvekkil, boşanma sonrası çalışmaya başlamıştır. Ancak düşük ücretli işlerde çalışabilmiştir. Zaman zaman işsiz kalmıştır. Nafaka, müvekkilin geçimine önemli katkı sağlamıştır.
2- Boşanma tarihinde müvekkil 32 yaşındaydı. Bugün 44 yaşındadır. İş bulma imkânları daha da zorlaşmıştır. Ayrıca müvekkil, hiçbir sosyal güvenceden yararlanmamaktadır. Kira ödemektedir. Bu koşullar yoksulluğun devam ettiğini göstermektedir. Aynı zamanda mevcut nafaka günün şartlarına göre çok yetersizdir.
B. Müvekkilin Sağlık Durumu ve İş Gücü Kaybı
1- Müvekkile 2024 yılında fibromiyalji teşhisi konulmuştur. Ayrıca bel fıtığı nedeniyle fizik tedavi görmektedir. Doktor raporları, ağır işlerde çalışamayacağını belirtmektedir. Müvekkil, bir tekstil atölyesinde haftada üç gün çalışmaktadır. Aylık geliri 10.000 TL civarındadır. Sağlık giderleri aylık 3.000 TL’yi bulmaktadır. Bu durum, müvekkilin ekonomik sıkıntısını derinleştirmektedir.
2- Müvekkil, rahatsızlıkları sebebiyle sürekli bir işte çalışamamaktadır. Ağrıları, ayakta durmasını güçleştirmektedir. Bu nedenle düzenli gelir elde edememektedir. Yoksulluk nafakası, bu süreçte hayati bir destek olmuştur. Ancak güncel tedavi ve geçim giderleri nafakanın üzerindedir. Mahkemenin bu hususu gözetmesi gerekmektedir.
C. Davalının Mali Durumundaki Değişiklik
1- Davalı, boşanma tarihinde bir bankada memur olarak çalışıyordu. Aylık net geliri 4.000 TL idi. Davalı, 2019 yılında şube müdür yardımcılığına atanmıştır. 2025 yılında şube müdürü olmuştur. Güncel aylık net geliri 52.000 TL’dir. Ayrıca yıllık ikramiye ve prim almaktadır. Davalının ekonomik gücü, boşanma dönemine göre katlanarak artmıştır.
2- Davalı, İzmir Karşıyaka’da iki daire sahibi olmuştur. Bir yazlık ev edinmiştir. Eşiyle birlikte yılda birkaç kez yurt dışına çıkmaktadır. Bu bilgiler, sosyal medya paylaşımları ve tapu kayıtlarıyla doğrulanabilir. Buna karşılık müvekkil, kirada oturmaktadır. Geliri, temel ihtiyaçlarını zor karşılamaktadır. Taraflar arasındaki mali dengesizlik belirgindir.
D. Enflasyon ve Alım Gücü Kaybı
1- 2014 yılından bu yana ülke ekonomisinde ciddi enflasyon yaşanmıştır. Temel gıda, ulaşım, elektrik ve doğalgaz fiyatları katlanmıştır. Aylık 700 TL nafakanın alım gücü neredeyse yok olmuştur. Bu tutar, günümüzde bir haftalık market masrafını dahi karşılamamaktadır. Nafakanın enflasyon karşısında erimesi, amacını ortadan kaldırmaktadır. Hakkaniyet, nafakanın güncellenmesini gerektirmektedir.
2- Müvekkilin barınma gideri aylık 8.000 TL’ye yükselmiştir. Elektrik, su, internet ve ulaşım giderleri toplam 5.000 TL’yi aşmaktadır. Müvekkilin aylık toplam geçim gideri en az 16.000 TL’dir. Buna rağmen geliri 10.000 TL’de kalmaktadır. Bu tablo, nafakanın artırılmasını zorunlu kılmaktadır. Talep edilen nafaka miktarı, davalının gelirine göre makul bir seviyededir.
E. Talep Edilen Miktar ve Hukuki Dayanak
1- Müvekkil, yoksulluk nafakasının aylık 5.000 TL’ye çıkarılmasını talep etmektedir. Bu miktar, davalının güncel gelirinin onda birinden azdır. Aynı zamanda müvekkilin zorunlu giderlerinin bir kısmını karşılayacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası, bu talebin hukuki dayanağını oluşturur. Maddede, mali durumların değişmesi hâlinde nafakanın artırılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Yoksulluk nafakasının süresiz oluşu, bu hükmün uygulanmasını engellemez.
2- Yargıtay uygulaması da yoksulluk nafakasının artırılabileceğini kabul eder. Artırım, dava tarihinden itibaren geçerli olur. Geriye dönük nafaka farkı istenemez. Ancak dava süresince ihtiyaç sahibi zor durumda kalmaktadır. Bu nedenle hızlı yargılama önem taşımaktadır. Mahkeme, dosyayı re’sen araştırma yetkisine sahiptir. Müvekkil, tüm delillerini sunmaya hazırdır.
Özetle, müvekkilin yoksulluğu sürmekte ve davalının geliri belirgin şekilde artmış olup nafakanın artırılması hakkaniyete uygundur.
Hukuki Sebepler: TMK m. 175, m. 176/4; HMK ilgili maddeler; ilgili yargı kararları.
Hukuki Deliller: Boşanma kararı, sağlık raporları, gelir belgeleri, tapu kayıtları, tanık beyanları, sosyal medya kayıtları.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Davalının müvekkile ödediği aylık 700 TL yoksulluk nafakasının, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 5.000 TL’ye artırılmasına,
2-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [2026]
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Örnek 3: Velayet Sahibi Babanın İştirak Nafakası Artırımı Talepli Dava Dilekçesi
Mahkeme: … Aile Mahkemesi
Dosya No: –
Davacı: Murat ÖZTÜRK (T.C. Kimlik No: 11223344556)
Adres: Liman Mahallesi, Palmiye Caddesi No: 88, Kat: 3 Daire: 9, Muratpaşa/Antalya
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Davalı: …
Konu: İştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Açıklamalar
A. Boşanma ve Velayet Düzeni
1- Müvekkil ile davalı 22.06.2020 tarihinde kesinleşen kararla boşanmıştır. Antalya 56. Aile Mahkemesi’nin 2019/8791234 Esas, 2020/92123456 Karar sayılı dosyası görülmüştür. Mahkeme, iki ortak çocuğun velayetini müvekkile vermiştir. Davalı anne için aylık toplam 800 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Çocuklar o tarihte 5 ve 7 yaşlarındaydı. Nafaka, her iki çocuk için toplam belirlenmiştir.
2- Müvekkil, çocukların bakımını tek başına üstlenmiştir. Çalıştığı işteki mesai saatleri çocuklarla ilgilenmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle sık sık izin almak zorunda kalmaktadır. Yine de çocukların ihtiyaçlarını öncelikli tutmaktadır. Ancak maddi imkânlar yetersiz kalmaktadır. Davalı anne, nafaka dışında çocuklara düzenli katkı sağlamamaktadır.
B. Çocukların Eğitim ve Sağlık Giderleri
1- Büyük çocuk 2026 yılında ortaokul son sınıfa gitmektedir. Liseye geçiş sınavına hazırlanmaktadır. Bu amaçla haftada altı saat özel ders almaktadır. Küçük çocuk ise dördüncü sınıfta okumaktadır. Her iki çocuğun okul servisi aylık 4.000 TL tutmaktadır. Ayrıca yemek, kırtasiye ve etüt giderleri aylık 5.000 TL’yi bulmaktadır. Bu masraflar, mevcut nafakayı aşmaktadır.
2- Büyük çocuğun ortodonti tedavisi başlamıştır. Aylık 2.500 TL tedavi ücreti ödenmektedir. Küçük çocuğun göz rahatsızlığı nedeniyle düzenli kontrol gerekmektedir. İlaç giderleri aylık 1.000 TL’dir. Ayrıca giyim ve ayakkabı masrafları yıllık 15.000 TL’yi geçmektedir. Çocukların sosyal etkinlik ve kurs ücretleri de eklenince toplam gider çok yükselmektedir. Bu durum, nafakanın artırılmasını kaçınılmaz kılmaktadır.
C. Davalı Annenin Gelirindeki Artış
1- Davalı, boşanma tarihinde işsizdi. Bu nedenle düşük nafakaya hükmedilmişti. Ancak davalı, 2022 yılında turizm sektöründe işe başlamıştır. Önce resepsiyonist olarak çalışmıştır. 2024 yılında otel müdür yardımcılığına terfi etmiştir. 2026 yılı itibarıyla aylık net geliri 38.000 TL’dir. Ayrıca sezonluk prim ve bahşiş gelirleri de bulunmaktadır.
2- Davalı, Antalya’da bir apartman dairesi satın almıştır. Kira geliri de elde etmektedir. Bunun yanında yeni bir araç almıştır. Davalının ekonomik durumu, nafaka miktarının yeniden belirlenmesini gerektirmektedir. Müvekkil ise asgari ücretin biraz üzerinde gelir elde etmektedir. Aylık kazancı 24.000 TL’dir. Tek başına iki çocuğun giderlerini karşılayamamaktadır.
D. Nafakanın Yetersizliği ve Hakkaniyet
1- Aylık toplam 800 TL nafaka, çocuk başına 400 TL anlamına gelmektedir. Bu tutar, bir çocuğun haftalık öğle yemeği masrafını bile karşılamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası, artırımı mümkün kılar. Aynı zamanda 182. madde çerçevesinde velayet hakkı sahibi müvekkilin çocukların bakımı için destek alması gerekir. Nafakanın artırılması, çocukların üstün yararına uygundur.
2- Davalının geliri, boşanma tarihine göre büyük artış göstermiştir. Müvekkilin geliri ise sınırlı kalmıştır. Çocukların ihtiyaçları yaşlarıyla birlikte katlanmıştır. Bu üç etken, nafaka artırımını haklı kılar. Talep edilen miktar, davalının gelirine göre makuldür. Müvekkil, çocukların masraflarını belgeleyebilecek durumdadır. Mahkemenin çocukların menfaatini gözetmesi beklenmektedir.
E. Hukuki Süreç ve Sonuç
1- Nafaka artırım davası, aile mahkemesinde açılmıştır. Dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmamıştır. Çünkü bu dava türü arabuluculuğa tabi değildir. Müvekkil, davalıya ihtarname göndermiştir. Ancak davalı nafakayı artırmayı kabul etmemiştir. Bu sebeple işbu dava ikame edilmiştir. Dava harçtan muaftır.
2- Talep edilen nafaka, dava tarihinden itibaren işleyecektir. Geçmişe dönük fark talep edilmemektedir. Bu yaklaşım, yerleşik Yargıtay uygulamasıyla uyumludur. Mahkeme, tarafların mali durumlarını re’sen araştıracaktır. Çocukların yaşları, eğitimleri ve sağlık giderleri dikkate alınacaktır. Neticede nafakanın aylık toplam 8.000 TL’ye çıkarılması istenmektedir.
Özetle, çocukların artan ihtiyaçları ve davalının artan geliri, nafakanın artırılmasını gerekli kılmaktadır.
Hukuki Sebepler: TMK m. 176/4, m. 182, m. 330, m. 331; HMK ilgili maddeler.
Hukuki Deliller: Boşanma kararı, velayet hükmü, öğrenci belgeleri, sağlık raporları, tapu kayıtları, gelir belgeleri, tanık beyanları.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1-) Davalının ortak çocuklar için ödediği aylık toplam 800 TL iştirak nafakasının, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık toplam 8.000 TL’ye artırılmasına,
2-) Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [2026]
Davacı Vekili: Av. Sinan Cem Göde
Hukuki Değerlendirme ve Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
Nafaka artırım davası, mevcut nafakanın günün koşullarına uyarlanmasını sağlar. Hukuki dayanak, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasıdır. Bu hüküm, hem iştirak hem yoksulluk nafakası için uygulanır. Davacı, mali durum değişikliğini ve ihtiyaç artışını ispat etmelidir. Davalı ise gelirini veya mal varlığını gizleyemez. Mahkeme, resen araştırma yetkisini kullanır. Ayrıca nafaka artırımı dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Geçmişe dönük fark talep edilemez.
Dava açmadan önce ihtar çekilmesi, ispat açısından faydalıdır. Ayrıca tüm gelir ve gider belgeleri eksiksiz sunulmalıdır. Talep edilen miktar, tarafların ekonomik durumuna ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Mahkeme, hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde nafakayı belirler. Bu nedenle dilekçede ayrıntılı ve somut verilere yer vermek önem taşır.
KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
Nafaka Artırım Davası: Şartları, Süreci ve Örnek Dilekçe
Nafaka artırım davası, mevcut nafakanın yetersiz hale gelmesi durumunda açılır. Bu dava, nafakanın günün ekonomik koşullarına uyarlanmasını hedefler. Aile mahkemeleri bu davalara bakar. Ayrıca dava süreci, özel hükümlere tabidir. Bu yazıda nafaka artırım davasının tüm yönlerini ele alacağız.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, daha önce hükmedilmiş nafakanın yükseltilmesi istemidir. Boşanma sonrası bağlanan iştirak veya yoksulluk nafakaları artırılabilir. Bunun için tarafların mali durumlarında değişiklik yaşanmalıdır. Aynı zamanda nafaka alacaklısının ihtiyaçları artmalıdır. Mevcut nafaka, bu artan ihtiyaçları karşılamamalıdır. Bu dava, nafakanın güncellenmesini sağlar.
Nafaka artırım davası, bağımsız bir davadır. Yani boşanma davasından ayrı olarak açılır. Dava, aile mahkemesinde görülür. Ayrıca bu dava, nafaka alacaklısı tarafından açılır. Bazı durumlarda velayet sahibi baba da dava açabilir. Çocuğun menfaatleri her zaman ön plandadır.
Nafaka Artırım Davasının Hukuki Dayanağı
Nafaka artırım davasının temel dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesidir. Bu maddenin dördüncü fıkrası şu düzenlemeyi içerir: “Nafaka miktarı, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılabilir veya azaltılabilir.” Bu hüküm, iştirak ve yoksulluk nafakaları için uygulanır.
İştirak nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 330. maddesinde düzenlenmiştir. Yoksulluk nafakası ise aynı kanunun 175. maddesinde yer alır. Velayet hakkı sahibi ebeveynin destek yükümlülüğü ise 182. madde ile bağlantılıdır. Ayrıca 331. madde, nafakanın belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçlarını esas alır. Bütün bu maddeler birlikte değerlendirilmelidir.
Nafaka Artırım Davasının Şartları
Nafaka artırım davası açabilmek için bazı şartlar aranır. Birinci şart, daha önce hükmedilmiş bir nafakanın bulunmasıdır. İkinci şart, tarafların mali durumlarında önemli bir değişiklik olmasıdır. Üçüncü şart, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artmasıdır. Dördüncü şart ise mevcut nafakanın yetersiz kalmasıdır. Bu şartlar birlikte aranır.
Ayrıca hakkaniyet ilkesi de önem taşır. Hâkim, tarafların gelirlerini ve giderlerini karşılaştırır. Çocuğun yaşı, eğitimi ve sağlık durumu gözetilir. Nafaka borçlusunun gelirindeki artış tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda alacaklının ihtiyaçlarının da arttığı ispatlanmalıdır. Her iki koşul birleştiğinde nafaka artırılır.
Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?
Nafaka artırım davası, aile mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, davacının veya davalının yerleşim yeridir. Dava dilekçesi, mahkemeye hitaben yazılır. Dilekçede mevcut nafaka miktarı belirtilir. Ayrıca artırım talebinin gerekçeleri açıklanır. Gelir belgeleri ve faturalar eklenir.
Dava harcı konusunda özel bir durum vardır. Nafaka artırım davaları harçtan muaftır. Bu sayede nafaka alacaklısının yükü azalır. Ancak dava sonunda vekalet ücreti davalıya yüklenebilir. Arabuluculuk dava şartı değildir. Bu dava doğrudan aile mahkemesinde açılabilir.
Nafaka Artırım Davasında İspat ve Deliller
Nafaka artırım davasında ispat yükü davacıdadır. Davacı, ihtiyaçlarının arttığını kanıtlamalıdır. Bunun için faturalar, kira sözleşmesi, sağlık raporları sunulabilir. Çocuğun eğitim giderleri için okul belgeleri eklenebilir. Davalının gelir artışı ise maaş bordrolarıyla ispatlanır. Tapu kayıtları da önemli delillerdendir.
Mahkeme, resen araştırma yetkisine sahiptir. Bu nedenle tarafların gelirlerini araştırabilir. Banka kayıtlarını isteyebilir. Ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Tanık beyanlarına da başvurulabilir. Ancak en güçlü deliller yazılı belgelerdir. Bu yüzden dava öncesi belge toplanmalıdır.
Nafaka Artırım Davasında Süreç
Dava açıldıktan sonra mahkeme, tarafları duruşmaya çağırır. Davalı, cevap dilekçesi sunabilir. Mahkeme, ön inceleme aşamasında uyuşmazlığı belirler. Ardından tahkikat aşamasına geçilir. Bu aşamada deliller toplanır. Gerekirse bilirkişi raporu alınır. Son olarak hüküm verilir.
Dava süresi mahkemenin yoğunluğuna göre değişir. Ortalama altı ay ile bir yıl arasında sonuçlanabilir. Ancak bazı durumlarda daha uzun sürebilir. Bu süreçte nafaka alacaklısı zor durumda kalabilir. Bu nedenle ihtiyati tedbir talep edilebilir. Hâkim, dava süresince geçici nafaka artışına hükmedebilir.
Yargıtay’ın Nafaka Artırımına Yaklaşımı
Yargıtay, nafaka artırım davalarında hakkaniyet ilkesini vurgular. Kararlar, tarafların mali durumlarını ve ihtiyaçları dikkate alır. Örneğin, nafaka borçlusunun gelirindeki büyük artış artırımı gerektirir. Ancak tek başına gelir artışı yeterli görülmez. Alacaklının ihtiyaçlarındaki artış da değerlendirilir.
Ayrıca Yargıtay, nafakanın dava tarihinden itibaren artırılması gerektiğini kabul eder. Geçmişe dönük fark istenemez. Bu kural, nafaka borçlusunun belirsizlikle karşılaşmasını önler. Ayrıca nafaka artırımında çocuğun üstün yararı esas alınır. İştirak nafakası, çocuğun gerçek ihtiyaçlarını karşılamalıdır.
Nafaka Artırım Davasında Dikkat Edilecek Hususlar
Dava açmadan önce tüm belgeler toplanmalıdır. Gelir belgeleri, faturalar ve raporlar eksiksiz hazırlanmalıdır. Ayrıca talep edilen miktar makul olmalıdır. Aşırı talepler, mahkeme nezdinde güven sarsabilir. Bunun yerine somut ve kanıtlanabilir ihtiyaçlara dayanılmalıdır. Ayrıca davalının ekonomik durumu araştırılmalıdır.
Dava dilekçesi, hukuki gerekçelerle desteklenmelidir. Mevcut nafakanın yetersizliği açıkça anlatılmalıdır. Davalının gelirindeki artış somut verilerle ortaya konulmalıdır. Çocuğun ihtiyaçları kalem kalem yazılmalıdır. Bu yaklaşım, davanın kabul olasılığını artırır. Ayrıca yargılama sırasında ek delil sunma hakkı saklı tutulmalıdır.
Nafaka Artırım Davasında Sonuç
Nafaka artırım davası, nafakanın günün koşullarına uyarlanmasını sağlar. Bu dava, çocuğun ve yoksulluk içindeki eşin korunmasına hizmet eder. Hukuki dayanak, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasıdır. Dava açarken şartların ve delillerin doğru sunulması gerekir. Ayrıca yetkili mahkeme ve dava süreci iyi bilinmelidir. Sonuçta hakkaniyetli bir nafaka miktarına ulaşılması hedeflenir.
Sık Sorulan Sorular
1. Nafaka artırım davası hangi mahkemede açılır?
Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
2. Nafaka artırımı dava tarihinden itibaren mi geçerlidir?
Evet, nafaka artırımı dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Geçmişe dönük nafaka farkı talep edilemez. Bu kural, yerleşik Yargıtay uygulamasıyla sabittir.
3. Nafaka artırım davası için hangi belgeler gerekir?
Boşanma kararı, gelir belgeleri, kira sözleşmesi, eğitim masrafları, sağlık raporları ve faturalar gereklidir. Ayrıca davalının gelirini gösteren belgeler de sunulmalıdır.
4. Nafaka artırım davası ne kadar sürer?
Dava süresi mahkemenin yoğunluğuna göre değişir. Ortalama altı ay ile bir yıl arasında sonuçlanabilir. Bazı dosyalarda süre daha uzun olabilir.
5. Nafaka artırımında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır, nafaka artırım davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Bu dava doğrudan aile mahkemesinde açılabilir. Ancak taraflar isterse sulh görüşmesi yapabilir.
Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine güvenilir ve etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası