08 Mayıs 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE

İş hayatında sözleşme öncesi sorumluluk büyük bir önem taşır. İşverenler adaylarla görüşürken her zaman dürüst davranmalıdır. Aksi takdirde ağır hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalırlar. Bu makalede güncel bir mahkeme kararını inceleyeceğiz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi yakın zamanda emsal bir karar verdi. İlgili karar 2023/5789 Esas numarası ile hukuki kayıtlara geçti. Dolayısıyla bu karar işçi ve işveren ilişkilerine yepyeni bir boyut getiriyor. Ayrıca hukukçular bu kararı makalelerinde referans olarak kullanıyor. Nitekim adalet sistemi dürüst davranmayanları ciddi şekilde cezalandırıyor. Sonuç olarak görüşme aşamasında verilen sözler tarafları hukuken bağlıyor.

Yargıtay Kararına Konu Olan Temel Olay

Davacı işçi eski çalıştığı işyerinden hızla ayrıldı. Çünkü davalı şirketle yeni bir sözleşme imzaladı. Davalı şirket yabancı çalıştırma izni için Bakanlığa başvuru yaptı. Ancak şirket bu işlem için gerekli harcı ödemedi. Bu nedenle yetkili makamlar çalışma iznini onaylamadı. Sonrasında davalı şirket iş sözleşmesini tek taraflı feshetti. Nihayetinde davacı işçi uzun süre yeni bir iş bulamadı. Üstelik eski şirketine de kesinlikle geri dönemedi. Mağdur işçi zararını karşılamak için adli mercilere başvurdu. Böylece karmaşık ve uzun sürecek bir hukuki süreç başladı.

İlk Derece Mahkemesinin Verdiği Ret Kararı

İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi dosyadaki tüm delilleri inceledi. Mahkeme davacının tazminat talebini tamamen reddetti. Zira ortada resmi olarak geçerli bir iş sözleşmesi yoktu. Çalışma izni alınmadığı için sözleşme hiçbir zaman yürürlüğe girmedi. Dolayısıyla hakim davacının ücret alacağı bulamadığını açıkça belirtti. Yerel mahkeme sadece şekli hukuki şartları dikkate aldı. Fakat bu karar gerçek adaleti tam olarak sağlamadı. Böylece işçi bu kararı temyiz etti. Hakkını arayan vatandaş pes etmeden üst mahkemeye başvurdu.

close up shot of a figurine

İş Hayatında Sözleşme Öncesi Sorumluluk, Güncel Yargıtay Kararının İncelenmesi

Yargıtay ve Sözleşme Öncesi Sorumluluk

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi hatalı kararı derhal bozdu. Yüksek mahkeme uyuşmazlığa çok farklı bir hukuki açıdan yaklaştı. Taraflar arasında resmi bir iş sözleşmesi henüz kurulmamıştı. Fakat davalı şirket süreç boyunca ağır kusurlu hareket etti. Şirket gerekli izin harcını yatırmaktan inatla kaçındı. İşveren işçiyi sözleşme kurulacağı yönünde açıkça yanılttı. Böylece davalı taraf aradaki güven ilişkisini tamamen ihlal etti. Yargıtay bu durumu sözleşme öncesi sorumluluk olarak niteledi. Sonuçta işçi sırf bu güvenle eski işini bıraktı.

Mahkemelerin Görevsizlik Kararı ve Yargılama Süreci

Yanlış mahkemede dava açmak süreci oldukça uzatır. İş mahkemeleri sadece iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara bakar. Ortada geçerli bir sözleşme yoksa genel mahkemeler görev üstlenir. Davacı ilk başta görevsiz iş mahkemesine başvuru yaptı. Bu durum yargılamanın yıllarca sürmesine doğrudan neden oldu. Davanın 2015 yılında başladığını dosyadan net şekilde anlıyoruz. Yüksek mahkeme uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesini emretti. Görevsizlik kararları taraflara büyük zaman kayıpları yaşatır. Hukukçular bu tür usuli hatalara karşı çok dikkatli davranır.

Asliye Hukuk Mahkemesinde Sözleşme Öncesi Sorumluluk

Asliye Hukuk Mahkemesi bozma kararına harfiyen uydu. Mahkeme uzmanlardan yeni bir bilirkişi raporu aldı. Bilirkişiler işçinin mahrum kaldığı net geliri tek tek hesapladı. İşçi aynı zamanda kıdem tazminatından da mahrum kalmıştı. Toplam zarar yirmi yedi bin lira civarında ortaya çıktı. Hakim bu zararın faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi. Böylece mağduriyet maddi anlamda belli ölçüde giderildi. Adalet mekanizması mağdurun haklarını en iyi şekilde korudu. Bu karar emsal niteliğiyle hukuk dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Kesin Onama Kararı

Davalı taraf bu yeni kararı da hemen temyiz etti. Davalı vekili ortada bir sözleşme olmadığını tekrar savundu. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi dosyayı son kez inceledi. Daire bozma kararına uyulmasını son derece yerinde buldu. Yargıtay sözleşme öncesi sorumluluk kurallarını somut olaya uyguladı. Böylece mahalli mahkemenin kararını kesin olarak onadı. Ayrıca karar düzeltme yolunu da tamamen kapattı. Yıllar süren hukuk mücadelesi sonunda işçinin zaferiyle bitti. Bu karar iş hukuku pratiği için mükemmel bir rehberdir.

Sözleşme Öncesi Sorumluluk Kapsamında Güven Zararı

Güven zararı Türk hukukunun en temel kavramlarından biridir. Kişi karşı tarafın dürüstlüğüne her zaman derinden güvenir. Bu güven nedeniyle hayatında bazı önemli adımlar atar. Mevcut işini bırakmak buna verilecek en güzel örnektir. Sonra karşı taraf aniden sözünden döner veya kusurlu davranır. İşte tam bu durumda ciddi bir güven zararı doğar. Mağdur taraf derhal eski durumuna dönmeyi haklı olarak talep eder. Mahkeme kişinin mahrum kaldığı tüm gelirleri titizlikle hesaplar. Hukuk sistemi zenginleşmeyi değil zararın tam telafisini amaçlar.

İşverenlerin Dürüstlük Kuralına Uyma Zorunluluğu

İşverenler işe alım süreçlerini her zaman iyi yönetmelidir. Adaylara kesin olmayan boş vaatler sunmaktan kesinlikle kaçınmalıdırlar. Türk Medeni Kanunu ilgili mevzuatı şu şekilde düzenler:

“Madde 2- Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” (mevzuat.gov.tr)

Kanun koyucu bu madde ile dürüstlük ilkesini güvence altına alıyor. Herkes bu evrensel hukuk kuralına istisnasız uymak zorundadır. Görüşme masasında dürüstlük hukuki bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

Sözleşme Öncesi Sorumluluk ve İspat Yükümlülüğü

Davacı taraf mahkemede tüm iddialarını güçlü delillerle ispatlamalıdır. Öncelikle taraflar arasındaki yazışmaları mahkemeye eksiksiz sunmalıdır. E-postalar ve mesajlar süreci aydınlatan harika birer delildir. Ayrıca tarafsız tanık beyanları da mahkemede büyük işe yarar. Davacı işçi önceki işinden sırf bu yüzden ayrıldığını kanıtlamalıdır. Yeni işverenin kusurunu açıkça ortaya koymak davanın temel şartıdır. Tüm bu süreç avukatların yapacağı detaylı bir hukuki hazırlık gerektirir. Mahkeme sunulan somut delillere bakarak nihai kararını verir.

Dava Öncesi İhtarname Göndermenin Büyük Önemi

Dava açmadan önce resmi bir ihtarname göndermek çok faydalıdır. İhtarname karşı tarafı hukuken hemen temerrüde düşürür. Davacı işçi davalı şirkete zamanında bir ihtarname çekti. Zararının ödenmesini noter aracılığıyla resmi yoldan talep etti. Ancak davalı şirket bu haklı ihtarnameye hiçbir cevap vermedi. Bu sessizlik davalının kötü niyetini mahkemede açıkça gösterdi. İhtarname dava sürecinde hakimi ikna eden önemli bir delil oldu. Alacaklılar haklarını korumak için ihtarname müessesesini sıkça kullanır.

Tazminat Hesabında Sözleşme Öncesi Sorumluluk

Mahkemeler tazminat hesabında alanında uzman bilirkişilerden destek alır. Bilirkişi işçinin haksız yere boşta geçirdiği süreyi inceler. Ayrıca mahrum kalınan olası kıdem tazminatını da matematiksel olarak hesaplar. Bu hesaplamalar tamamen somut ve ispatlanabilir verilere dayanır. Hakim sadece bu rapora göre son kararını taraflara açıklar. İşçi haksız zenginleşmemeli ama zararı da eksiksiz karşılanmalıdır. Tazminat miktarı her zaman adil bir dengede durmalıdır. İncelediğimiz emsal kararda mahkeme tam olarak bu dengeyi kurdu.

Yabancı İşçi Çalıştırma İzni ve Yasal Süreçler

Yabancı işçilerin Türkiye’de çalışması özel yasalara ve izinlere tabidir. Devlet bu önemli konuda çok sıkı kurallar koyar. İzin almadan kaçak yabancı işçi çalıştırmak kanunen kesinlikle yasaktır. İşverenler bu zorlu izin sürecini başından sonuna bizzat yönetir. Harçların zamanında ödenmesi tamamen işverenin yasal sorumluluğundadır. İşveren harcı ödemezse hukuki süreç anında tıkanır. Bakanlık izin belgesini harç olmadan kesinlikle düzenlemez. Bu ihmal işverenin ağır hukuki kusurunu oluşturur.

İş Hukuku Çerçevesinde Sözleşme Öncesi Sorumluluk

Culpa in contrahendo kavramı aslen medeni hukuka aittir. Ancak iş hukuku alanında da son yıllarda sıkça karşımıza çıkar. İşçi ve işveren ilişkisi sadece imza atarak başlamaz. Ön görüşme aşamasında bile tarafların birbirine karşı yükümlülükleri doğar. Medeni Kanun dürüstlük kuralı ile her iki tarafı eşit bağlar. İşçi de görüşmelerde işverene karşı daima dürüst olmalıdır. Örneğin eğitim durumu hakkında yalan beyanda asla bulunmamalıdır. Hukuk düzeni sadece ve sadece dürüst davrananları korur.

Zararı Azaltma Yükümlülüğü ve İşçinin Çabası

Hukuk sistemimiz zarar gören mağdura da bazı görevler yükler. Zarar gören kişi zarar miktarını artırmaktan mutlaka kaçınmalıdır. İşçi boş durmamalı ve yeni bir iş bulmak için çabalamalıdır. Evde oturup havadan tazminat beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Davacı işçi yeni iş bulmak için uğraştığını mahkemede ispatladı. Hakim işçinin gösterdiği bu iyi niyetli çabayı olumlu değerlendirdi. İşveren işçinin çabalamadığını iddia ederse bunu kesinlikle ispatlamak zorundadır.

Kurumsal Şirketler İçin Sözleşme Öncesi Sorumluluk

Günümüzde büyük şirketler yasal uyum süreçlerine devasa bütçeler ayırıyor. Üstelik kurumsal firmalar dışarıdan profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti alıyor. Zira önleyici hukuk hizmetleri potansiyel krizleri daha doğmadan çözer. İşletmeler sözleşme taslaklarını uzman avukatlara mutlaka detaylıca inceletmelidir. Bununla birlikte insan kaynakları departmanları periyodik olarak hukuki eğitimler almalıdır. Aksi halde şirketler mahkemelerde milyonlarca lira tazminat öder. Kısacası hukuki tedbir almak kurumlar için her zaman en ucuz yoldur.

Hukuk Sisteminde Belirsiz Alacak Davası Kurumu

Davacı dava açarken zararın net miktarını tam olarak bilemeyebilir. Bu durumda usul hukuku belirsiz alacak davası açma imkanı sunar. Kanun koyucu bu kolaylığı mağdurları korumak için tasarlar. İncelediğimiz olayda da davacı avukatı bu yolu akıllıca seçti. Bilirkişi incelemesinden sonra talebini ıslah dilekçesiyle artırdı. Bu faydalı yöntem olası hak kayıplarını büyük ölçüde önler. Davacılar baştan eksik harç ödeyerek uzun yargılama sürecini başlatır.

Avukatların Sözleşme Öncesi Sorumluluk Davalarındaki Rolü

Karmaşık tazminat davalarında tecrübeli bir avukat tutmak neredeyse zorunludur. Vatandaşlar hukuki incelikleri ve usul kurallarını tek başına bilemez. Profesyonel bir avukat süreci başından sonuna kadar ustalıkla yönetir. Hukukçular delilleri toplar, dilekçeleri yazar ve tüm duruşmalara katılır. Yargıtay kararlarını tarayarak kendi davasına uygun emsal kararlar bulur. Avukatın üstün çabası davanın kaderini ve sonucunu doğrudan etkiler. Hukuki danışmanlık almak bir maliyet kalemi değil, değerli bir yatırımdır.

İdare Hukuku ve Sözleşme Görüşmeleri

Bazen sözleşme görüşmelerini özel şirketler yerine devlet kurumlarıyla yaparız. Bu durumda süreçte medeni hukuk yerine idare hukuku kuralları devreye girer. Ancak güven ilkesi kamu kurumlarının yaptığı işlemlerde de aynen geçerlidir. İdare de vatandaşlara karşı her adımında şeffaf ve dürüst davranmalıdır. Örneğin idare ihale sürecinde asla keyfi ve haksız kararlar alamaz. Aksi takdirde vatandaşlar idari yargıda iptal ve tam yargı davası açar. Danıştay kararları da idarenin sorumluluğunu bu yönde güçlü bir şekilde vurgular.

Gelecekte Sözleşme Öncesi Sorumluluk İçtihatları

Yargıtay kararları alt derece mahkemelerine her zaman güçlü bir ışık tutar. Benzer uyuşmazlıklarda yerel hakimler bu emsal kararları güvenle referans alır. Hukuki istikrar ve adalet duygusu ancak bu içtihatlarla sağlanır. Dolayısıyla güncel mahkeme kararlarını anlık takip etmek hepimiz için elzemdir. Nitekim hukuki bilgiyi toplumla paylaşmak adalet sisteminin gelişmesine büyük katkı sağlar. Sonuç itibarıyla adaletin gecikmeden tecellisi tüm toplumun en büyük ve ortak gayesidir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Sözleşme öncesi sorumluluk tam olarak ne anlama gelir?

Tarafların sözleşme görüşmeleri sırasında birbirlerine karşı dürüst davranma yükümlülüğünü ihlal etmesidir.

2. Güven zararı talepli davalar hangi mahkemelerde açılır?

Ortada geçerli bir iş sözleşmesi olmadığı için bu davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır.

3. İşveren çalışma izni harcını ödemezse kusurlu sayılır mı?

Evet, işveren harcı ödemezse ağır kusurlu sayılır ve işçinin zararını öder.

4. Dava öncesinde ihtarname göndermek yasal bir zorunluluk mudur?

Zorunluluk değildir ancak faizin başlangıç tarihini belirlemek için çok büyük önem taşır.

5. Yabancı işçilerin çalışma iznini kim alır?

Yabancı çalışanlar için gerekli izinleri alma ve harçları ödeme yükümlülüğü işverene aittir.

Bunu beğen: