07 Mayıs 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE

İşçi bazen sağlık sorunları sebebiyle doktordan rapor alır. Bu dönemde işçinin evinde dinlenmesi gerekir. Fakat bazı durumlarda işçi yasal kuralı bozar. Raporluyken başka işte çalışma eylemi maalesef sıkça karşımıza çıkar. Dolayısıyla işverenler bu zorlu süreçte ne yapacaklarını merak eder. Çünkü bu durum taraflar arasındaki iş ilişkisini derinden sarsar. Üstelik işçi işverenine karşı sadakat borcunu doğrudan zedeler. Kısacası işveren sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkını kullanabilir. Bu makalede yasal süreci adım adım inceleyeceğiz. Gode Hukuk Danışmanlık olarak süreci sizin için aydınlatıyoruz.

1. Raporluyken Başka İşte Çalışma Kavramı

İş sözleşmesi taraflara karşılıklı önemli borçlar yükler. İşçi işini her zaman özenle yapmak zorundadır. İşveren ise işçiye emeğinin karşılığını eksiksiz öder. Ancak hastalık durumunda işçi kurumdan yasal rapor alır. Bu süre zarfında işçi fiilen çalışmaz. Sosyal Güvenlik Kurumu işçiye geçici iş göremezlik ödeneği verir. Buna rağmen işçi bazen oldukça farklı davranır. Raporluyken başka işte çalışma eylemini gizlice gerçekleştirir. Başka bir deyişle işçi dinlenmek yerine ticari faaliyet yürütür. Sonuç olarak işçi işverenini açıkça ve bilerek aldatır. Böylece taraflar arasındaki güven ilişkisi tamamen çöker.

urban construction workers building sidewalk

İşçinin Raporluyken Başka İşte Çalışması

2. İşçinin Sadakat Borcunu İhlali

Sadakat borcu iş sözleşmesinin en sarsılmaz temelini oluşturur. İşçi işverenin maddi çıkarlarını korumak zorundadır. Ayrıca işçi işverene zarar verecek her davranıştan kaçınmalıdır. Rapor alan işçinin iyileşmek için çaba göstermesi gerekir. Çünkü raporun temel amacı işçinin hızlıca sağlığına kavuşmasıdır. Aksine raporluyken başka işte çalışma bu amacı yok eder. İşçi kendi iyileşme sürecini bilerek tehlikeye atar. Üstelik işçi işverenine gerçeğe aykırı yalan beyanda bulunur. Sonuçta bu davranış ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırıdır. Türk Hukuku bu tür kötü niyetli davranışları kesinlikle korumaz.

3. Raporluyken Başka İşte Çalışma ve Haklı Fesih

İşveren durumu tespit edince derhal hukuki harekete geçmelidir. Çünkü kanun işverene tazminatsız haklı fesih imkanı tanır. İş Kanunu bu konuda sınırları oldukça net çizer. Dolayısıyla işveren sözleşmeyi tek taraflı bitirebilir. İlgili kanun maddesi ahlak ve iyi niyet kurallarını düzenler. İsterseniz mevzuat.gov.tr üzerinden ilgili kanun maddesine doğrudan bakalım.

4857 Sayılı İş Kanunu Madde 25/II-(e): “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.”

Gördüğünüz gibi kanun sadakat ihlalini hiçbir şekilde affetmez. İşveren bu maddeye dayanarak işçiyi hemen işten çıkarabilir. Ayrıca işveren işçiye kıdem veya ihbar tazminatı ödemez.

4. İşverenin Kanıt Toplama Süreci

İşverenin fesih yapmadan önce mutlaka sağlam kanıt toplaması şarttır. Mahkemeler somut ve yasal delillere her zaman büyük önem verir. Raporluyken başka işte çalışma durumunu ispatlamak tamamen işverenin görevidir. Örneğin işveren kamuya açık alanda fotoğraf veya video kaydı alabilir. Ayrıca sosyal medya paylaşımları da mahkemede çok güçlü bir delildir. Bunun yanında işyeri tanık beyanları da süreci ciddi anlamda destekler. Fakat işveren delil toplarken işçinin özel hayatına saygı göstermelidir. Aksi takdirde işveren haklıyken mahkeme önünde haksız duruma düşer. Sonuç olarak yasal sınırlar içinde hukuki kanıt bulmak gerekir.

5. Raporluyken Başka İşte Çalışma Yargıtay Kararları

Yüksek mahkeme bu konudaki karmaşık uyuşmazlıkları sıkça çözer. Yargıtay kararları işverenler ve mahkemeler için emsal niteliği taşır. Genellikle Yargıtay işçinin bu ahlaka aykırı davranışını affetmez. Çünkü eylemi açık bir doğruluk ve sadakat ihlali sayar. Raporluyken başka işte çalışma sözleşmedeki güveni temelden yıkar. Dolayısıyla Yargıtay işverenin haklı fesih kararını hukuka tamamen uygun bulur. Buna karşın mahkeme işverenin ispat yükünü tam yerine getirmesini ister. Somut delil sunmadan yapılan aceleci fesihleri hakim iptal eder. Sonuçta işveren işçiye yüklü tazminat ödemek zorunda kalır.

6. Fesih Sürecinde Dikkat Edilecekler

İşveren yasal fesih işlemini belirli bir kısa sürede yapmalıdır. Öğrenme tarihinden itibaren tam altı iş günü süreniz vardır. Bu yasal süre kesinlikle hiçbir şekilde kaçmamalıdır. Çünkü süre geçerse işverenin haklı fesih hakkı tamamen düşer. Ayrıca fesih bildirimini mutlaka yazılı evrak olarak yapmalısınız. Raporluyken başka işte çalışma nedenini fesih kağıdına çok açıkça yazın. İhtarnameyi noter kanalıyla hızlıca göndermeniz her zaman en güvenlisidir. Böylece işçinin ihtarnameyi aldığını mahkemede kesin olarak ispatlarsınız. Hukuki adımları atarken eksik işlem yapmaktan kesinlikle kaçının.

7. İhtarname Hazırlamanın İncelikleri

Noter ihtarnamesi hukuki dava sürecinin ilk resmi ve kritik adımdır. İhtarname metnini profesyonelce hazırlamak davada büyük önem taşır. Olayın tüm detaylarını bu hukuki metne eksiksiz eklemelisiniz. Çünkü mahkeme aşamasında bu ihtarname temel dayanağınız olacaktır. İlk olarak işçinin kurumdan rapor aldığı tarihleri metne yazın. Ardından işçinin nerede ve tam olarak nasıl çalıştığını açıkça belirtin. Daha sonra İş Kanunu madde yirmi beş hükümlerini hatırlatın. Raporluyken başka işte çalışma eyleminin sözleşmeyi bozduğunu sertçe vurgulayın. Son olarak iş sözleşmesini tazminatsız şekilde derhal feshettiğinizi bildirin.

8. İşçinin Evde Dinlenmeme Durumu

İşçinin raporluyken evden dışarı çıkması her zaman suç mudur? Hayır, kısa süreli acil ihtiyaçlar için elbette dışarı çıkabilir. Örneğin hastaneye gitmek veya market alışverişi yapmak gayet normaldir. Ancak saatlerce dışarıda gezmek işverenin gözünde büyük şüphe çeker. Hele ki ticari bir işletmede mesai yapmak çok sorunludur. Raporluyken başka işte çalışma durumu zaten başlı başına bir suçtur. İşçinin kendi sağlığını riske atacak her türlü eylem sözleşmeye aykırıdır. İşveren bu ince ayrımı her olayda çok iyi yapmalıdır. Somut olayları her zaman kendi içinde dikkatlice değerlendirmelisiniz.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Boyutu

Bu vahim durumun sadece iş hukuku değil SGK boyutu da vardır. İşçi raporlu olduğu dönemde devletten nakdi ödenek alır. Ancak dışarıda çalışmaya devam ederse devleti de kandırmış olur. Dolayısıyla SGK ödediği parayı yasal faiziyle işçiden geri ister. Üstelik işçi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet hakkı doğar. Raporluyken başka işte çalışma eylemi hem işvereni hem devleti zarara uğratır. İşveren fesih işlemi sonrası durumu hemen SGK yetkililerine bildirebilir. İşçinin işten çıkış kodunu mutlaka yirmi dokuz numara ile yapmalısınız. Bu özel kod ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığı temsil eder.

10. Şirket İçi Disiplin Kurullarının Rolü

Büyük kurumsal şirketlerde iç denetim sağlayan disiplin kurulları bulunur. Fesih öncesinde bu kurulları acilen çalıştırmak oldukça faydalıdır. İşçiden iddialara karşı detaylı yazılı bir savunma talep edebilirsiniz. Savunma almak sizin haklı feshinizi mahkemede daha da güçlendirir. İşçi kurula raporluyken başka işte çalışma iddialarına mantıklı cevap vermelidir. Belki de durumu açıklayacak çok özel geçerli bir mazereti vardır. Ancak genellikle kusurlu işçiler bu somut durumu tamamen inkar eder. Disiplin kurulu tüm delilleri titizlikle toplayıp nihai kararı verir. Böylece mahkeme önünde çok daha kurumsal ve adil görünürsünüz.

11. Kıdem ve İhbar Tazminatı Ödenir Mi?

Haklı nedenle fesih durumunda işveren işçiye asla tazminat ödemez. Çünkü işçi kendi ağır kusuru ile sözleşmeyi tamamen bitirmiştir. İşveren yüklü kıdem tazminatı ödemekten yasal olarak tamamen kurtulur. Ayrıca işverenin bildirim süresi veya ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü ortadan kalkar. Raporluyken başka işte çalışma işçinin geçmiş tüm tazminat haklarını yakar. Fakat işçinin içeride kalan maaş alacakları varsa bunları derhal ödemelisiniz. Aynı şekilde kullanmadığı yıllık izin ücretlerini de hesabına zamanında yatırmalısınız. Haklı nedenle tazminat ödememek diğer yasal alacakları ödememek anlamına gelmez.

12. İş İlişkisinde Karşılıklı Güven İlkesi

Güven unsuru iş hukukunun en tartışılmaz temel taşıdır. Taraflar birbirlerine karşı daima dürüst ve şeffaf olmak zorundadır. İşveren personeline inanarak ona onaylı hastalık izni verir. Fakat işçi bu saf iyi niyeti kendi çıkarları için kötüye kullanır. Güvenin yıkıldığı yerde yasal iş ilişkisi artık devam edemez. Raporluyken başka işte çalışma güveni ortadan kaldıran en ağır eylemdir. Saygın mahkemeler bu sarsılmaz ilkeyi gerekçeli kararlarında sıkça vurgular. İşverenden hile yapan işçisine güvenmeye devam etmesi kesinlikle beklenemez. Sonuçta işveren elindeki haklı fesih hakkını sonuna kadar acımadan kullanmalıdır.

13. İşçinin Beyanlarının Çelişmesi

Hukuki süreç ilerledikçe haksız işçinin savunmaları genellikle birbiriyle çelişir. İlk başta tüm gün evde dinlendiğini ısrarla iddia eder. Ancak fotoğrafları görünce işyerine sadece çay içmeye gittiğini söyler. İşveren bu bariz çelişkileri çok iyi analiz edip not almalıdır. Yargılama aşamasında bu çelişkili ifadeler işinize çok yarar. Raporluyken başka işte çalışma eylemini günümüzde gizlemek pek kolay değildir. Dijital sosyal medya çağında insanlar her anını fütursuzca paylaşır. Hatta işçinin kendi arkadaşları bile durumu bilmeden gerçeği ifşa edebilir. İşveren soğukkanlılıkla tüm yasal süreci adım adım yakından izlemelidir.

14. İşverenin İtibarının Korunması

İşçinin bu hileli davranışı işverenin kurumsal itibarını da zedeler. Diğer dürüst çalışanlar durumu öğrenince şirketteki çalışma barışı anında bozulur. Kötü örnek işyerindeki diğer personeli de psikolojik olarak olumsuz etkiler. İşveren bu sebeple son derece hızlı ve kararlı davranmalıdır. Kurallardan taviz vermek şirket içi yönetici otoritesini tamamen sarsar. Raporluyken başka işte çalışma eylemi işyerinde kesinlikle cezasız kalmamalıdır. Emeğiyle dürüst çalışan personelin motivasyonunu her zaman korumak zorundasınız. Adil bir şirket yönetimi sergilemek başarılı kurumsal yapının temelidir. Kararlı hukuki yollara başvurmak bu modern adalet anlayışının doğal sonucudur.

15. Arabuluculuk ve Uzman Desteği

İşçi işten çıkarıldıktan sonra muhtemelen şirkete karşı dava açacaktır. Ancak mahkeme öncesinde zorunlu resmi arabuluculuk aşaması başlar. Arabuluculuk masasına delillerle hazırlıklı gitmeniz oldukça önemlidir. Elinizdeki tüm yasal kanıtları bu kritik görüşmede karşı tarafa sunabilirsiniz. Fakat haksız işçi anlaşmaya veya feragate yanaşmayabilir. Raporluyken başka işte çalışma delilleriniz güçlüyse masada dik durun. Arabuluculuk aşamasında karşı tarafla zorla uzlaşmak zorunda değilsiniz. Süreci deneyimli bir avukat ile takip etmeniz size büyük avantaj sağlar. Gode Hukuk Danışmanlık olarak hukuki haklarınızı en güçlü şekilde savunuyoruz.


Sıkça Sorulan Sorular

1. İşçi raporlu olduğu gün evden kısa süreliğine çıkabilir mi? Evet, işçi eczaneye gitmek veya acil ihtiyaçlarını karşılamak için evden çıkabilir.

2. İşçinin başka işte çalıştığını mahkemede nasıl ispatlarım? Fotoğraf, video kaydı, sosyal medya paylaşımları ve tanık beyanları ile durumu ispatlarsınız.

3. Haklı fesih hakkımı kullanmak için toplam kaç günüm var? Olayı öğrendiğiniz tarihten itibaren tam altı iş günü içinde işlemi yapmalısınız.

4. İşçiye kıdem veya ihbar tazminatı ödemek zorunda mıyım? Hayır, haklı nedenle fesih yaptığınız için işçiye kesinlikle tazminat ödemezsiniz.

5. İhtarnameyi noter aracılığıyla göndermek yasal olarak şart mı? Kanunen şart değildir ancak ispat kolaylığı açısından ihtarnameyi kesinlikle noterden göndermelisiniz.

Av. Sinan Cem GÖDE
Av. Sinan Cem GÖDE

Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine güvenilir ve etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası

Bunu beğen: