20 Nisan 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE
Hukuk sistemimiz taşınmaz mülkiyetini korumak için müdahalenin önlenmesi davalarını sunar. Ancak mahkemeden olumlu bir karar almak sürecin sadece ilk aşamasıdır. Asıl önemli ve teknik süreci, bu kararın icra dairesi aracılığıyla hayata geçirilmesi oluşturur. Müdahalenin men’i ilamının icrası, uygulamada sıklıkla usul tartışmalarına neden olur. Özellikle ilamda “tahliye” ibaresinin geçip geçmemesi, icra emrinin türünü doğrudan etkiler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025 yılında verdiği yeni bir kararla bu tartışmalara son noktayı koymuştur. Bu yazıda, söz konusu kararı teknik ve hukuki açıdan detaylandırarak inceliyoruz.

Müdahalenin Men’i Kararlarında İcraYetkisi
İcra müdürü, ilamın hüküm fıkrasını aynen icra etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla, icra dairesi hüküm fıkrasını yorumlama veya genişletme yetkisini kullanamaz. Mahkeme ilamda neye hükmetmişse, icra müdürü sadece o kısmı yerine getirir. Müdahalenin men’i davalarında mahkeme, davalının taşınmaz üzerindeki haksız işgaline son verir. Bu aşamada, kararın nasıl uygulanacağını İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddeleri belirler.
Uygulamada, alacaklı vekilleri bazen icra takibi sırasında ilamda yazmayan taleplerde bulunuyor. Örneğin, ilamda sadece müdahalenin men’i yazarken icra emrine “tahliye” ibaresini ekliyorlar. Borçlular ise bu durumun ilama aykırı olduğunu ileri sürerek şikayet yoluna gidiyor. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi önündeki uyuşmazlık da tam olarak bu noktada başlıyor. Ancak Yargıtay, meselenin özüne inerek ilamın niteliğini yeniden tanımlıyor.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025/497 Sayılı Kararı
İncelediğimiz dosyada, yerel mahkeme müdahalenin men’ine ve ecrimisile karar vermiştir. Alacaklı taraf, bu ilamı icraya koyarken hem örnek 2 hem de örnek 4-5 icra emri düzenlemiştir. Borçlu taraf, ilamda tahliye yazmadığı için örnek 2 icra emrinin iptalini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi başlangıçta borçluyu haklı bularak icra emrini iptal etmiştir. Fakat Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve akabinde Hukuk Genel Kurulu bu görüşe katılmamıştır.
Müdahalenin men’i ilamının icrası süreci, doğası gereği taşınmazın boşaltılmasını da kapsar. Yargıtay’a göre, müdahalenin men’i hükmü aslında tahliye ve teslimi de bünyesinde barındırır. Yani, mahkemenin ayrıca “tahliye edilmesine” şeklinde bir cümle kurması gerekmez. Taşınmaza müdahalenin önlenmesi, ancak o taşınmazın borçludan alınarak alacaklıya teslimiyle gerçekleşir. Bu nedenle, icra müdürünün örnek 2 icra emri düzenlemesi hukuka tam uygunluk sağlar.
İlgili Kanun Maddeleri ve Mevzuat Alıntısı
İcra ve İflas Kanunu, bu tip ilamların nasıl yerine getirileceğini açıkça belirtir. Özellikle İİK Madde 24 ve Madde 26, taşınmazlarla ilgili icra emirlerini düzenler. Aşağıda, mevzuat.gov.tr adresinden alınan ilgili maddeyi görebilirsiniz:
İcra ve İflas Kanunu Madde 24: “Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. İcra emrinde; ilamın neden ibaret olduğu, şayet taşınır mal borçlu yedinde ise yedi gün içinde teslim etmesi, teslim etmezse zorla alınacağı, teslim edilen malın elden çıkarılması halinde İİK 346 ncı maddedeki cezanın uygulanacağı yazılır.”
İcra ve İflas Kanunu Madde 26: “Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliğ eder.”
Bu maddeler ışığında, müdahalenin men’i kararları taşınmazın aynına ilişkindir. Dolayısıyla, bu ilamların icrası sırasında tahliye prosedürü uygulamak yasal bir zorunluluktur. Alacaklı tarafın hakkına kavuşmasını ancak bu yol sağlar.
Mükerrer Takip ve Usul Ekonomisi Tartışmaları
Karar, ikinci önemli uyuşmazlık noktası olarak mükerrer takip iddiasını inceler. Borçlu vekili, ecrimisil alacağının hem örnek 2 hem de örnek 4-5 ile istendiğini ileri sürmüştür. Bu durumun aynı alacak için iki kez takip yapılması anlamına geldiğini iddia etmiştir. Ancak icra emirlerinde çok kritik bir ibare yer alıyor: “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla”.
Yargıtay, bu ibarenin bulunduğu durumlarda mükerrerlikten söz edilemeyeceğine karar vermiştir. Aynı dosya üzerinden farklı icra emirlerinin gönderilmesi usul ekonomisine aykırılık teşkil etmez. Çünkü alacaklı, tek bir dosya üzerinden hem parayı tahsil etmeye hem de taşınmazı boşaltmaya çalışıyor. Ayrı ayrı dosyalar açılmadığı sürece, borçluya fazladan bir vekalet ücreti yükü binmiyor. Bu yaklaşım, hakkın kötüye kullanılması engelini de ortadan kaldırıyor.
Kesinleşmeden İcra Edilebilirlik Durumu
Borçlu tarafın bir diğer savunması, ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı yönündedir. Hukukumuzda kural olarak ilamlı icra için kararın kesinleşmesi gerekmez. Ancak taşınmazın aynına ilişkin ilamlar bu kuralın istisnasını oluşturur. Burada mahkeme, takibe konu ilamın tapu sicilinde bir değişiklik yaratıp yaratmadığına bakıyor.
Müdahalenin men’i ve ecrimisil davaları, tapu kaydını doğrudan iptal edip yeniden tescil etmez. Sadece haksız bir kullanımı sonlandırır ve uğranılan zararı tazmin eder. Bu nedenle, bu tip ilamların icrası için Yargıtay onayını beklemek zorunlu değildir. İlk derece mahkemesinin kararı vermesi, takibin başlatılması için yeterli bir hukuki dayanaktır. Bu detay, alacaklıların haklarına bir an önce kavuşmasını sağlar.
İnceleme Yazısının Hukuki Sonucu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2025/497 sayılı kararı, icra hukukunda netlik sağlamıştır. Karara göre, müdahalenin men’i ilamının icrası için tahliye içerikli örnek 2 emri düzenliyoruz. İlamda açıkça “tahliye” yazmasa bile, müdahalenin men’i hükmü bu sonucu doğuruyor. Ayrıca, tahsilde tekerrür şerhi düşerek gönderilen icra emirleri mükerrerlik oluşturmuyor.
Bu karar, alacaklı vekilleri için yol gösteriyor, borçlu vekilleri için ise uyarıcı nitelik taşıyor. Usul hukukunun şekli kuralları, maddi hukukun gerçekleşmesini engellememelidir. Taşınmaz hukukunda mülkiyet hakkını, ancak hızlı ve etkin bir icra süreciyle koruruz. Yargıtay’ın bu dinamik yorumu, mahkeme kararlarının kağıt üzerinde kalmasını engellemektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Müdahalenin men’i ilamında “tahliye” yazmıyorsa icra emri iptal olur mu? Hayır, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararına göre müdahalenin men’i hükmü tahliyeyi de kapsar.
- Müdahalenin önlenmesi davası kesinleşmeden icraya konur mu? Evet, tapu kaydında mülkiyet değişikliği yaratmayan müdahalenin men’i ve ecrimisil ilamları kesinleşmeden icra edilebilir.
- Aynı dosyadan hem örnek 2 hem örnek 4-5 gönderilmesi mükerrerlik yaratır mı? Hayır, icra emirlerinde “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” ibaresi varsa mükerrerlikten söz etmiyoruz.
- İcra müdürü ilamda yazmayan bir hususu icra emrine ekleyebilir mi? Kural olarak ekleyemez ancak Yargıtay, müdahalenin men’i kararının doğası gereği tahliyeyi içerdiğini kabul eder.
- Müdahalenin men’i ilamının infazı hangi icra emri örneği ile yapılır? Taşınmazın boşaltılması ve teslimi için Örnek No 2 icra emri düzenliyoruz.
Bu yazı hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Benzer bir uyuşmazlığınız mevcut ise tarafımızla iletişime geçmenizi öneririz.
Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine güvenilir ve etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası