04 Ekim 2026 · Av. Sinan Cem GÖDE

Yazılı sınavı yüksek puanla geçen bir adayın sözlü aşamada elenmesi, sık rastlanan bir durumdur. Adayın aklındaki soru hep aynıdır: “Neye göre elendim?” Mülakat iptal davası, bu sorunun hukuki cevabını arar. Çünkü sözlü sınav bir takdir değil, denetlenebilir bir idari işlemdir.

Bu yazı, sözlü sınav ve mülakat sonucuna karşı açılacak davanın dayanağını, Danıştay’ın aradığı objektiflik ölçütlerini ve süreleri açıklar.

Sözlü sınav ve mülakat iptalini simgeleyen konuşma balonu ve değerlendirme motifli sade kurumsal görsel
Sözlü sınav, kayıt ve gerekçeyle denetlenebilir olmalıdır.

Özet

Sözlü sınav sonucu bir idari işlemdir ve iptal davasına konu olur. Danıştay’ın yerleşik içtihadına göre sınavın hukuka uygunluğu, soruların ve cevapların kayıt altına alınmasına ve değerlendirmenin gerekçelendirilmesine bağlıdır. Dava, işlemin öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır.

İçindekiler

Sözlü Sınav Bir Takdir mi, İdari İşlem mi?

İdarenin bazı tercihlerinde takdir yetkisi vardır. Ancak takdir yetkisi, denetimsizlik anlamına gelmez. Sözlü sınav sonucu, adayın hukuki durumunu doğrudan etkileyen bir idari işlemdir.

İdari işlem olması, işlemin beş unsur yönünden denetlenebileceği anlamına gelir. Kanun bunu açıkça düzenler.

“İptal davaları: İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları.” (2577 s.K. İYUK m.2/1-a)

Bu çerçevede sözlü sınav, özellikle şekil ve sebep unsurları yönünden denetlenir. Sebep unsuru, adayın neye göre değerlendirildiğiyle ilgilidir.

Danıştay’ın Aradığı Objektiflik Ölçütleri

Danıştay’ın yerleşik içtihadı, sözlü sınavın keyfilikten uzak ve denetlenebilir olmasını ister. Bu, birkaç somut ölçüte bağlanır.

Ölçüt Ne anlama gelir?
Önceden belirlenen kriter Değerlendirmede esas alınacak konular ve puan ağırlıkları sınavdan önce belirlenmelidir
Kayıt altına alma Adayın soruları ve cevapları, sesli/görüntülü kayıt veya tutanakla belgelenmelidir
Gerekçeli değerlendirme Verilen puanın hangi cevaba dayandığı açıklanabilmelidir

Bu ölçütler sağlanmazsa, sınavın yargısal denetimi imkânsız hale gelir. Denetlenemeyen bir sınav ise hukuka aykırı kabul edilir. Başka bir deyişle, kaydı ve gerekçesi olmayan bir mülakat, sonucu ne olursa olsun sakattır.

Dava: Süre, Mahkeme ve Talepler

Mülakat sonucuna karşı açılacak dava, iptal davasıdır. Dava idare mahkemesinde açılır. Süre, işlemin öğrenilmesinden itibaren altmış gündür ve hak düşürücüdür.

Dilekçede, işlemin iptali yanında yürütmenin durdurulması da istenebilir. Çünkü atama süreçleri hızlı ilerler ve boş kadro başkasına tahsis edilebilir. Sınav itirazının temel kuralları ve dava açma süresinin önemi başlangıçta göz önünde tutulmalıdır.

Kurgu Bir Örnek

Bir aday, yazılı sınavdan 90 puan alıp sözlü sınavdan 60 puanla elensin. Komisyon tutanağında yalnızca “başarısız” ibaresi bulunsun; hangi soru sorulduğu ve nasıl değerlendirildiği yazılı olmasın. Bu tabloda işlem, denetlenebilirlik ölçütünü karşılamadığı için sakatlık taşır. Örnek kurgudur; her dosya kendi kayıt ve belgeleriyle değerlendirilir. İşlemin iptali halinde atama sürecinin devamı yeniden gündeme gelebilir.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Üç Hata

Birincisi, yalnızca kuruma itirazla yetinmek. İdari başvuru her zaman dava süresini korumaz. Altmış günlük süre işlemeye devam edebilir.

İkincisi, kayıt ve tutanak talep etmemek. Sınava ilişkin belgelerin istenmesi, işlemin denetlenebilir olup olmadığını ortaya koyar. Bu talep, davanın çekirdeğini oluşturur.

Üçüncüsü, yalnızca “haksızlık” duygusuna dayanmak. Dava, sonucun adaletsizliği üzerine değil, işlemin hukuki sakatlığı üzerine kurulur. Somut hukuka aykırılık gösterilmelidir.

Yargı Kararlarının Yaklaşımı

Danıştay’ın istikrarlı yaklaşımı, sözlü sınavların denetlenebilir olması gerektiği yönündedir. Adaya sorulan soruların ve verdiği cevapların kayda geçirilmediği, değerlendirmenin gerekçelendirilmediği sınavlar hukuka aykırı bulunmaktadır.

Bu yaklaşımın temelinde etkili yargısal denetim ilkesi yatar. Bir işlem denetlenemiyorsa, hukuka uygunluğu da güvence altına alınamaz. Somut karar numaraları dosyanın özelliklerine göre değişeceğinden, burada ilke öne çıkarılmıştır.

Sonuç

Sözlü sınav, idarenin denetimsiz bir tercihi değildir. Önceden belirlenmiş kriter, kayıt ve gerekçe olmadan yapılan bir mülakat, sonucu ne olursa olsun sakatlık taşır. Belirleyici olan, altmış günlük sürenin zamanında kullanılması ve sınav belgelerinin talep edilmesidir. Bu tür uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki destek alınması önerilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Av. Sinan Cem Göde — Ankara.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü sınav sonucuna dava açılabilir mi?

Evet. Sözlü sınav sonucu bir idari işlemdir ve iptal davasına konu olur. Dava, işlemin öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır. Bu süre hak düşürücüdür ve kaçırılmamalıdır.

Mülakat neden hukuka aykırı bulunur?

Danıştay içtihadına göre sınavın denetlenebilir olması gerekir. Soruların ve cevapların kayda geçirilmediği, değerlendirmenin gerekçelendirilmediği sınavlar bu ölçütü karşılamaz. Denetlenemeyen sınav hukuka aykırı kabul edilir.

Kayıt yoksa ne olur?

Soruların ve cevapların kaydı yoksa, sınavın objektif yapılıp yapılmadığı denetlenemez. Bu durum, işlemin şekil ve sebep unsurları yönünden sakatlığına işaret eder. Kayıt eksikliği, davada öne çıkarılan temel iddialardan biridir.

Davayı kazanırsam atanır mıyım?

İptal kararı, idareyi işlemi hukuka uygun şekilde yeniden yapmaya yöneltir. Bu, sınavın usulüne uygun tekrarı veya değerlendirmenin yenilenmesi anlamına gelebilir. Doğrudan atama her zaman kendiliğinden doğmaz; sonuç kararın gereğine bağlıdır.

Yürütmenin durdurulması istemek gerekir mi?

Atama süreçleri hızlı ilerlediğinden, yalnızca iptal talebi bazı durumlarda yetersiz kalabilir. Yürütmenin durdurulması talebi, telafisi güç zararları önlemeye yöneliktir. Bu talep, dilekçenin başında değerlendirilmelidir.

Av. Sinan Cem GÖDE
Av. Sinan Cem GÖDE

Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; Vergi Hukuku, İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası

Bunu beğen:

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.