24 Temmuz 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE
Öncelikle, iş hayatında birçok zorluk yaşıyoruz. İşverenler bazen çalışanlarına haksız taleplerde bulunuyor. Üstelik işçiler bu duruma çaresizce boyun eğiyor. Bu nedenle çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir kuralını kesinlikle bilmelisiniz. Çünkü Yargıtay bu konuda işçileri koruyan net bir karar verdi. Dolayısıyla haklarınızı öğrenmeniz büyük önem taşıyor. Özellikle iş ilişkisi sürerken işverenler bazı evrakları zorla imzalatıyor. Nitekim çalışanlar işlerini kaybetme korkusuyla bu kağıtları imzalıyor. Fakat kanunlarımız işçiyi bu baskılara karşı yalnız bırakmıyor. Sonuç olarak işçiler dava açarak haklarını geri alıyor. Kısacası korkmanıza hiç gerek yok. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/18379 E., 2018/26445 K. sayılı kararı ile sizin yanınızda duruyor.
Ayrıca işverenler genellikle matbu belgeler kullanıyor. Yani boşlukları sonradan doldurmak üzere hazır evraklar sunuyorlar. İşçi ise bu boş kağıtlara sadece imza atıyor. Daha sonra işveren bu kağıtları kendi lehine dolduruyor. Ancak mahkemeler bu hileyi kolayca fark ediyor. Üstelik hakimler bu tür belgeleri doğrudan iptal ediyor. Böylece işçinin emeği boşa gitmiyor. Özellikle kıdem tazminatı gibi haklar güvence altına alınıyor. Nitekim Yargıtay bu kararıyla emsal bir kural koydu. Artık işverenler eski yöntemlerle işçileri kandıramıyor.
İşçiler Hangi Baskılarla Karşılaşıyor?
Genellikle işverenler işçiyi işten çıkarmakla tehdit ediyor. Üstelik işçinin maaşını ödememekle de korkutuyorlar. Bu yüzden çalışanlar mecburen her belgeyi imzalıyor. Hatta bazı işverenler işçiye hiç okutmadan evrak veriyor. “Bunu imzalamazsan yarın gelme” diyerek baskı kuruyorlar. Ancak Türk hukuku bu tehditleri asla kabul etmiyor. Çünkü işçi ve işveren arasında eşit bir ilişki bulunmuyor. Dolayısıyla işçi daima daha zayıf konumda kalıyor. Sonuçta kanun koyucu zayıf olanı korumayı tercih ediyor. Böylelikle iş güvencesi sistemi devreye giriyor. İşçi hakkını aramak için mahkemeye mutlaka başvurmalıdır.
Yargıtay Kararında Çalışırken İmzalanan İbraname Geçersizdir Vurgusu
Öte yandan, 2018 yılında Yargıtay çok kritik bir karara imza attı. Açıkçası bu karar birçok işçinin hayatını kurtardı. Çünkü mahkeme, çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir dedi. Yargıtay, işçinin çalışırken özgür iradeye sahip olmadığını belirtti. Nitekim işçi maaşına ve işine tamamen bağımlı yaşıyor. Bu yüzden özgürce karar vermesi imkansız hale geliyor. Dolayısıyla çalışma devam ederken alınan belgeler hükümsüz kalıyor. Üstelik bu belgeler makbuz yerine bile geçmiyor. Başka bir deyişle, bu kağıtların hukuken hiçbir değeri bulunmuyor. Yargıtay bu konuda alt mahkemelere kesin bir uyarı yaptı.
Ayrıca dosya içeriğine baktığımızda ilginç detaylar görüyoruz. İşçi yıllarca aynı işyerinde aralıksız çalışmış. Fakat işveren belirli aralıklarla işçiye ibraname imzalatmış. Hatta işçinin çıkışını yapmadan ona tazminat belgesi vermiş. Elbette Yargıtay bu çelişkiyi hemen yakaladı. “İşçi hala çalışırken neden tazminat belgesi imzalasın?” diye sordu. Sonuçta bu belgelerin sahte bir kurgu olduğunu tespit etti. Böylece işverenin kötü niyeti açıkça ortaya çıktı. Nitekim adalet bu sayede yerini buldu. İşçi hakkı olan tüm tazminatları eksiksiz aldı.
İş Güvencesi İşçiyi Nasıl Korur?
İş güvencesi, çalışanı haksız fesihlere karşı koruyan bir kalkandır. Ancak işverenler bu kalkanı delmek için sahte belgeler üretiyor. Örneğin işçiye kendi isteğiyle ayrılmış gibi dilekçe yazdırıyorlar. Fakat mahkemeler bu oyunlara artık hiç gelmiyor. Çünkü hakimler hayatın olağan akışına bakıyor. Hiçbir işçi durduk yere tüm haklarından vazgeçmez. Üstelik mantıklı bir insan alacağını almadan “aldım” demez. Dolayısıyla mahkeme gerçeği arayıp buluyor. Sonuç olarak işçinin gerçek iradesine daima üstünlük tanınıyor. İşverenlerin haksız oyunları mahkeme salonlarında bozuluyor.
Tazminat Haklarında Çalışırken İmzalanan İbraname Geçersizdir
Bununla birlikte, tazminat hakları işçinin en önemli güvencesidir. Yıllarını bir işyerine veren işçi büyük bir emek harcar. Sonunda kıdem tazminatını alarak rahat bir nefes almak ister. Ancak işverenler bu parayı ödemekten sürekli kaçarlar. Bu nedenle çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir kuralı tam burada parlar. İşveren çalışırken işçiden tüm haklarını aldığına dair imza koparır. Fakat işçi mahkemeye gittiğinde bu imzanın bir anlamı kalmaz. Çünkü hakim hemen belgenin tarihine bakar. Eğer tarih iş ilişkisi sürerken atılmışsa belgeyi yırtıp atar. Böylece işçi alın teri olan kıdem tazminatına kavuşur.
Ayrıca ihbar tazminatı da benzer bir koruma altındadır. İşveren işçiyi aniden işten atarsa ihbar tazminatı ödemelidir. Fakat sahte belgelerle bu yükümlülükten kurtulmaya çalışırlar. Neyse ki Yargıtay bu tür kurnazlıkları affetmiyor. Kısacası işveren ne kadar kurnaz olursa olsun hukuk galip geliyor. İşçiler haklarını aradıkları sürece mutlaka kazanıyorlar. Nitekim emsal kararlar bunu çok net gösteriyor. Sadece cesaretli olmalı ve hukuka güvenmelisiniz. Avukatınız süreci sizin adınıza en iyi şekilde yönetecektir.
Kısmi Ödemeler Makbuz Yerine Geçer Mi?
Bazen işverenler işçiye küçük bir miktar para verir. Karşılığında ise tüm alacakları bittiğine dair belge alırlar. Normalde kısmi ödemeler makbuz hükmünde sayılıyor. Ancak belgeyi çalışırken zorla imzalattılarsa durum tamamen değişiyor. Yargıtay, baskı altındaki imzaları makbuz olarak dahi kabul etmiyor. Çünkü işçi o parayı alırken özgür iradesini kullanamıyor. İşveren işçinin çaresizliğinden faydalanarak onu kandırıyor. Sonuçta mahkeme bu adaletsizliği kökünden çözüyor. İşçi eksik kalan tüm parasını faiziyle birlikte geri alıyor.
Kanuna Göre Çalışırken İmzalanan İbraname Geçersizdir
Özellikle Türk Borçlar Kanunu bu konuda çok açıktır. Kanun koyucu işçiyi korumak için özel maddeler yazmıştır. Böylece çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir ilkesi kanunlaşmıştır. İş sözleşmesi bitmeden ibra sözleşmesi asla yapılamaz. Ayrıca sözleşme bittikten sonra bile bir ay beklemeniz gerekir. Çünkü işçi ilk bir ay işsizlik paniği yaşar. Bu panikle yanlış kararlar alması çok muhtemeldir. Nitekim kanun bu psikolojik durumu çok iyi analiz etmiştir. Dolayısıyla bir aylık bekleme süresi emredici bir kuraldır. Aşağıda ilgili kanun maddesini aynen paylaşıyorum:
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 420: “Hizmet sözleşmelerine sadece işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmelerinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.”
İrade Fesadı Ne Anlama Geliyor?
Hukukta irade fesadı, kişinin kandırılması veya korkutulması demektir. İşçi belgeyi imzalarken esaslı bir hataya düşebilir. Veya işveren işçiyi açıkça tehdit edebilir. İşte bu durumlarda imzanın hiçbir hukuki geçerliliği kalmaz. Çünkü ortada sağlıklı bir anlaşma yoktur. Nitekim Borçlar Kanunu bu tür sözleşmeleri baştan iptal eder. İşçi bir yıl içinde bu durumu mahkemeye bildirmelidir. Ancak çalışırken alınan boş belgelerde süre işlemiyor. İş ilişkisi bittiği an bu bir yıllık süre başlıyor. Dolayısıyla işçinin hakkı uzun süre korunmaya devam ediyor.
Fazla Mesai İçin Çalışırken İmzalanan İbraname Geçersizdir
Ayrıca fazla çalışma ücretleri işçilerin en çok gasp edilen hakkıdır. İşverenler işçileri günde on iki saat çalıştırır. Ancak ay sonunda sadece asgari ücret öderler. Sonra da işçiye “fazla mesai alacağım yoktur” belgesi imzalatırlar. Fakat çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir kuralı burada da işler. Mahkemeler tanık beyanlarıyla gerçek çalışma saatlerini kolayca ispatlar. Hatta işyeri kayıtları bile bu gerçeği ortaya çıkarır. Sonuç olarak o sahte ibraname çöpe gider. İşçi yıllarca yaptığı fazla mesainin parasını topluca alır.
Üstelik ulusal bayram ve genel tatil günleri de çok önemlidir. İşçiler dini ve milli bayramlarda aileleriyle olmak ister. Fakat işverenler onları zorla çalıştırır. Üstelik bayram mesaisi ücretini ödemeyi de reddederler. Sonra yine aynı hileli yola başvurup belge imzalatırlar. Ancak Yargıtay bu oyunlara artık göz yummuyor. Bayram mesaisi alacakları da mahkeme kararıyla işçiye dönüyor. Nitekim adelet sistemi işçinin sömürülmesine izin vermiyor. Kısacası hakkınızı aramak için adım atmanız yetiyor. Mahkemeler titizlikle dosyayı inceleyip hakkınızı size teslim ediyor.
Yıllık İzin Ücretleri Nasıl Korunur?
Yıllık izin anayasal bir dinlenme hakkıdır. Hiçbir işçi bu haktan zorla vazgeçirilemez. Bazen işverenler işçiye izin kullandırmaz. İşten çıkarken de bu parayı ödememek için imza alırlar. Ancak yıllık izin ücreti iş akdi feshedildiğinde muaccel olur. Yani iş bitmeden yıllık izin parası asla ödenmez. Dolayısıyla çalışırken alınan yıllık izin ibranamesi mantığa tamamen aykırıdır. Mahkeme bu durumu gördüğü an belgeyi iptal eder. Sonuçta işçi kullanmadığı tüm izinlerin parasını cebine koyar.
Sonuç Olarak Çalışırken İmzalanan İbraname Geçersizdir
Sonuç olarak iş hayatında bilginiz sizin en büyük silahınızdır. İşverenler her zaman yasal boşlukları kullanmak isterler. Fakat çalışırken imzalanan ibraname geçersizdir kuralı çok güçlü bir kalkandır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu emsal kararıyla milyonlarca işçiyi sevindirdi. Artık işverenler çalışanlara boş kağıt imzalatmaktan korkuyor. Çünkü mahkemede bu belgelerin geri tepeceğini çok iyi biliyorlar. Dolayısıyla işçiler olarak haklarınızı cesurca savunmalısınız. Hukuk sistemimiz sizin emeğinizi korumak için çalışıyor. Sadece doğru adımları atmalı ve profesyonel destek almalısınız.
Özellikle avukatınızla süreci yürütmeniz çok büyük fayda sağlar. Hukuki terimler bazen kafa karıştırıcı görünebilir. Ancak uzman bir avukat bu karmaşayı sizin için çözer. Nitekim dava dilekçeniz doğru yazıldığında kazanma şansınız artar. Yargıtay kararlarını dosyaya sunmak süreci hızlandırır. Böylece alacaklarınıza çok daha kısa sürede kavuşursunuz. Kısacası haksızlığa uğradığınızda asla sessiz kalmayın. Hak arama hürriyetinizi sonuna kadar kullanın. Çünkü emek en yüce değerdir ve mutlaka korunmalıdır. Hukuk bu değeri korumak için daima görevinin başındadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Çalışırken boş kağıda imza attım, haklarımı kaybeder miyim? Hayır, haklarınızı kesinlikle kaybetmezsiniz. Yargıtay kararlarına göre çalışırken alınan boş belgeler ve ibranameler hukuken tamamen geçersizdir.
2. İşveren işten çıkarırken beni tehdit edip evrak imzalattı, ne yapmalıyım? Hemen bir avukata başvurarak dava açmalısınız. İrade fesadı (korkutma, tehdit) nedeniyle bu evrakların iptalini mahkemeden talep edebilirsiniz.
3. İbraname imzalamak için işten ayrıldıktan sonra ne kadar beklemeliyim? Türk Borçlar Kanunu Madde 420’ye göre iş ilişkisi bittikten sonra en az bir ay beklemelisiniz. Aksi halde evrak geçersiz olur.
4. İbranamede banka dekontu yoksa evrak geçerli olur mu? Hayır, geçerli olmaz. Kanun ödemenin mutlaka noksansız olarak banka aracılığıyla yapılmasını emrediyor. Elden ödemeler ibranameyi geçersiz kılar.
5. İşveren içerideki maaşımı vermek için imza şartı koşuyor, imzalamalı mıyım? İmzalamak zorunda değilsiniz. Ancak baskı altında imzalasanız bile mahkemede bu durumun geçersizliğini kolayca ispat edip haklarınızı alabilirsiniz.
Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine güvenilir ve etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası