21 Haziran 2026 — Av. Sinan Cem GÖDE
Olağanüstü kanun yoluna başvuru süreci mahkumlar için çok büyük bir önem taşır. Öncelikle bu yöntem, kesinleşmiş hukuki kararları tamamen değiştirme şansı sunar. Dolayısıyla birçok kişi bu zorlu yolu tek umut kapısı olarak görür. Ayrıca haksız hapis cezasını anında durdurma ihtimali masada her zaman vardır. Nitekim doğru adımlarla gasp edilen özgürlüğünüze kısa sürede tekrar kavuşabilirsiniz. Sonuç olarak hukuki hataları telafi ederek gerçek adaleti sistemde yeniden sağlarsınız. Böylece sevdiklerinize ve normal yaşantınıza dönme fırsatını hemen vakit kaybetmeden yakalarsınız. Üstelik yasalar bu hayati hakkı şartları sağlayan herkese son derece eşit tanır. Kısacası haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız yasal mücadeleye hiç beklemeden hemen başlamalısınız. Buna karşın karmaşık hukuki süreci tek başınıza yönetmeniz oldukça zordur. Bu nedenle muhakkak uzman bir ceza avukatından yardım almayı hemen düşünmelisiniz.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Nedir?
Öncelikle kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı bu özel kanun yolunu davalarda kullanırız. Normal yasal itiraz süreçleri tamamen bittikten sonra tam olarak bu aşama başlar. Böylece hukuka aykırı bulduğumuz hatalı kararları yeniden çok detaylıca tartışmaya açarız. Sonuçta adalet sistemindeki bariz hataları hızla telafi etme fırsatı hepimize doğar. Üstelik yasa koyucu bu son derece değerli hakkı herkese ardına kadar açık tutar. Ancak sadece kanunda belirtilen belirli katı şartları eksiksiz şekilde yerine getirmeniz gerekir. Nitekim Yargıtay kurumu bu tür kritik dosyaları son derece büyük bir titizlikle inceler. Dolayısıyla yazacağınız dilekçenizi her anlamda kusursuz ve eksiksiz bir şekilde hazırlamalısınız. Hatta profesyonel bir hukuki destek almanız davanın seyri açısından çok daha faydalıdır.
Mahkumlar Hangi Durumlarda Bu Hakkı Kullanır?
Hukuka aykırılık tespit ettiğiniz her spesifik durumda hiç vakit kaybetmeden derhal harekete geçebilirsiniz. Özellikle elinizde davanın seyrini değiştirecek yeni ve oldukça güçlü deliller bulunmalıdır. Ayrıca daha önceki yargılamada hakimin tamamen gözden kaçırdığı detayları dosyada bulmalısınız. Çünkü mahkemeler genellikle sadece daha önce incelenmeyen yeni unsurları dikkatle değerlendirmeye alır. Üstelik dinlenen tanıkların mahkemede kasıtlı yalan söylemesi de son derece geçerli bir sebeptir. Sahte belgelerle verilen o haksız cezaları doğrudan bu yolla anında iptal ettirirsiniz. Sonuç olarak masumiyetinizi kanıtlayacak her türlü geçerli belgeyi mahkemede özgürce kullanabilirsiniz. Nitekim ceza kanunumuz bu önemli konuda size oldukça geniş ve güçlü imkanlar sunar. Hatta bazı istisnai durumlarda başsavcılar da doğrudan dosyaya müdahale etme yetkisini kullanır.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Süreci Nasıl İşler?
Türk ceza adalet sisteminde temelde üç farklı olağanüstü yargı yöntemi mevcuttur. İlk olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yasal itiraz yetkisini dosyalarımızda detaylıca inceleriz. İkinci olarak kanun yararına bozma kurumunu hatalı davalarda oldukça sıklıkla kullanırız. Üçüncü olarak ise doğrudan yargılamanın yenilenmesi yoluna hiç vakit kaybetmeden hızla gideriz. Özellikle bu üç benzersiz yöntem doğası gereği birbirinden tamamen farklı şartlara tabidir. Dolayısıyla mevcut hukuki durumunuza en uygun olan o doğru yolu dikkatlice seçmelisiniz. Aksi takdirde hazırladığınız dosyanız büyük ihtimalle usulden kesin ret kararı alarak döner. Sonuçta çok değerli bir zaman ve telafisi zor geri dönülmez hak kaybı yaşarsınız. Bu nedenle hukuki stratejinizi en başından itibaren çok doğru ve sağlam kurmalısınız. Böylece nihai başarı şansınızı inanamayacağınız derecede yüksek seviyelere çıkarırsınız.
Yargıtay Başsavcısının İtiraz Yetkisi Ne İşe Yarar?
Yargıtay ceza dairelerinin verdiği haksız kararlara karşı da olağanüstü itiraz kesinlikle mümkündür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu çok önemli yetkiyi resen yani kendiliğinden kullanır. Ayrıca sanık veya sanığın müdafii de başsavcılıktan itiraz talebinde tamamen özgürce bulunabilir. Öncelikle başsavcılık ofisi sunulan bu somut talebi çok kapsamlı bir şekilde inceler. Nitekim dosyada açık bir hukuka aykırılık tespit ederse hemen itiraz yoluna gider. Böylece Yargıtay Ceza Genel Kurulu kapanan dosyayı baştan sona yeniden ele alır. Sonuçta hatalı veya haksız verilen karar hızla düzeltilir ve beklenen adaleti sağlarız. Dolayısıyla bu pratik itiraz yolu çaresiz mahkumlar için oldukça etkili sonuçlar doğurur. Hak kayıplarını kökten önlemede ve masumiyeti kanıtlamada gerçekten de çok kritik bir rol oynar.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru ve Kanun Yararına Bozma
Hakim veya bölge mahkeme kararları tamamen kesinleştikten sonra bu kritik hukuki süreç başlar. Adalet Bakanlığı tam da bu oldukça hassas aşamada hemen dosyaya devreye girer. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili dosyayı dikkatlice inceler ve Yargıtay’a ivedilikle sunar. Sonuç olarak kanuna açıkça aykırı olan kesinleşmiş mahkeme kararı kesinlikle bozulur. Üstelik verilen bu yeni karar sanığın lehine ise derhal o an uygulamaya girer. Aksi halde aleyhe çıkan tüm bozma kararları sanığın mevcut cezasını asla ağırlaştırmaz. Dolayısıyla yürüttüğümüz bu resmi süreç başvuran sanıklar için her zaman yüzde yüz güvenlidir. Nitekim sistem sadece gözden kaçan bariz hukuki hataları düzeltmeyi temel amaç edinir. Böylece hukukun o yüce üstünlüğünü ve adaletin doğru tecelli etmesini hep birlikte sağlarız. Kısacası adli sistemimizdeki derin ve yıkıcı hataları onarmak için bu özel kurum kusursuz çalışır.
Yargılamanın Yenilenmesi Tam Olarak Ne Demektir?
En etkili hukuki kurtuluş yöntemlerinden biri kesinlikle yargılamanın yenilenmesi kurumudur. Çünkü haklıysanız mahkemenin doğrudan yepyeni bir duruşma açmasını şüphesiz hızlıca sağlar. Öncelikle davanızda daha önce hiç bilinmeyen yeni olaylar veya deliller bulmanız gerekir. Ayrıca yargılamada açıkça sahte belge kullanımını ispat ederseniz süreç anında tekrar başlar. Üstelik davaya bakan hakimin görevini açıkça kötüye kullanması da son derece geçerli sebeptir. Sonuçta saydığımız bu ağır hallerde mahkeme heyeti eski dosyayı baştan sona inceler. Nitekim geçmişte verilen o eski haksız karar tamamen ortadan kalkar ve iptal ederiz. Böylece bağımsız mahkeme önünde masumiyetinizi herkese yeniden kanıtlama şansına fazlasıyla sahip olursunuz. Hatta dosya durumuna ve suçun niteliğine göre cezaevinden hemen çıkış kararı bile alabilirsiniz.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru İnfazı Durdurur Mu?
Herkes haklı olarak bu yorucu sürecin mevcut hapis cezasını durdurup durdurmayacağını merak eder. Kural olarak kurumda yaptığınız bu başvuru infazı asla kendiliğinden anında durdurmaz. Ancak yazacağınız dilekçenizle mahkemeden infazın acilen durdurulmasını elbette ki yasal olarak talep edebilirsiniz. Nitekim ilgili mahkeme bu çok haklı talebinizi yerinde bulursa infazı hemen o gün durdurur. Böylece haksız yere cezaevinde ağır hapis yatmaktan tamamen kurtulma şansınız aniden doğar. Üstelik mahkemenin verdiği bu yeni karar doğrudan doğruya sanığa tahliye sonucunu doğurur. Dolayısıyla savcılığa yazdığımız dilekçede bu hayati talebi mutlaka en açıkça belirtmelisiniz. Aksi takdirde gelecek kararı cezaevinde soğuk demir parmaklıklar ardında çaresizce beklemeye devam edersiniz. Sonuç olarak yapacağınız infaz erteleme talebi bu hukuki sürecin en hayati ve kritik parçasıdır.
Yeniden Yargılama Kararı Sonrası Neler Yaşarsınız?
Karar nihayet mahkemede lehinize çıkarsa hayatınızda yepyeni ve çok aydınlık bir süreç başlar. Öncelikle aldığınız ağır hapis cezasından tamamen kurtulma ihtimaliniz artık somut bir gerçeğe dönüşür. Ayrıca kirli adli sicil yani sabıka kaydınız bu sevindirici kararla birlikte tamamen silinir. Nitekim haksız yere cezaevinde yattığınız o karanlık günler için devletten ciddi tazminat alırsınız. Böylece devlet yetkilileri geçmişte uğradığınız bu büyük maddi ve manevi zararı telafi eder. Sonuç olarak hayatınıza tertemiz ve yepyeni lekesiz bir sayfayla umutla devam edersiniz. Üstelik sarsılan itibarınızı toplum içinde yeniden kazanmanın o büyük haklı gururunu yaşarsınız. Dolayısıyla yıllar sürse de bu zorlu hukuki mücadeleyi vermeye gerçekten kesinlikle değer. Haklıysanız kendi masum davanızın sonuna kadar gitmekten asla ama asla geri adım atmayın.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Şartları Nelerdir?
Sürece resmen başlamadan önce kanunun özellikle aradığı katı şartları çok detaylıca incelemeliyiz. Öncelikle ortada kesinlikle tüm aşamalardan geçmiş kesinleşmiş bir nihai mahkeme kararı bulunmalıdır. Yani sistemdeki olağan tüm istinaf ve temyiz süreçlerini tamamen önceden tüketmiş olmalısınız. Ayrıca dosyada ileri sürdüğünüz ciddi iddialar mutlaka somut ve sağlam yasal delillere dayanmalıdır. Nitekim dışarıdan duyulan kulaktan dolma soyut bilgilerle bu ciddi davaları asla açamazsınız. Üstelik taleplerinizin hiçbir hukuki dayanaktan yoksun olması durumunda doğrudan kesin bir ret alırsınız. Sonuç olarak o kritik dosyanızı son derece titiz ve hukuki bir şekilde hazırlamalısınız. Böylece karşılığında mahkeme heyetini iddialarınızın doğruluğuna ve işin ciddiyetine çok kolayca ikna edersiniz. Kısacası hep sağlam adımlar atmak bu meşakkatli süreçte başarının tartışmasız en temel anahtarıdır.
Mevzuat İçerisinde CMK Madde 311 Hükmü Neyi Söyler?
Ceza Muhakemesi Kanunu sistemde yargılamanın yenilenmesi şartlarını çok açıkça ve maddelerle düzenler. Özellikle yasada yer alan Madde 311 hükümlü lehine olan tüm zorunlu durumları tek tek sayar. Nitekim mevzuat.gov.tr resmi sitesi üzerinden doğrudan alınan kanun maddesinin tam metni aynen şu şekildedir:
Madde 311 – (1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
Böylece yüce devletin ve kanunun size bizzat verdiği yasal hakları çok net olarak görürsünüz. Dolayısıyla doğrudan yasadaki bu maddelere dayanarak mahkeme dilekçenizi çok daha sağlam ve güçlü hazırlarsınız.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Ne Kadar Sürer?
Adli dava süreçlerinin tamamen bitme süresi her dosyada ister istemez büyük farklılık gösterir. Öncelikle davanın bulunduğu mahkemelerin anlık yoğunluğu bu süreyi doğrudan ve derinden etkiler. Ayrıca mahkemeye sunduğunuz dosyanın genel kapsamı ve delil karmaşıklığı da sürede oldukça önemlidir. Dolayısıyla size kesin ve net bir bitiş süresi vermek hukukta oldukça zordur. Buna rağmen başladığımız işlemler genellikle birkaç ay gibi makul bir sürede hızla biter. Fakat bazen yaşanan bu karmaşık hukuki süreç tam bir yılı bile rahatlıkla bulur. Üstelik sunduğunuz yepyeni delillerin kurumlardan toplanması adliye personeli için ekstra bir zaman gerektirir. Sonuç olarak bu son derece çetin yolda oldukça sabırlı olmanız gerçekten büyük önem taşır. Nihayetinde inandığımız Türk adaleti er ya da geç mutlaka haklı olan için tecelli eder.
Yeni Delil Kavramı Davayı Nasıl Etkiler?
Yeni delil kurumu, eski yargılamanın kaderini anında değiştiren sistemdeki en önemli unsurdur. Daha önceki ceza mahkemesine sunulmayan veya duruşmada tartışılamayan her belge kesinlikle yeni delildir. Ayrıca asıl olaydan çok sonradan sürpriz bir şekilde ortaya çıkan tanıklar da bu kapsama girer. Üstelik sonradan alınan resmi bilimsel raporlardaki köklü değişiklikler bile yasada yeni delil sayılır. Nitekim yerel mahkeme sadece daha önce salonda hiç tartışılmayan bu yeni konuları inceler. Böylece çıkmaza giren davanın tüm seyri tamamen sizin lehinize yeni ve aydınlık bir yöne kayar. Sonuç olarak delil bulma araştırmanızı son derece detaylı ve çok dikkatli bir biçimde yapmalısınız. Adeta usta bir polis dedektifi gibi sahadaki her küçük izi çok titizlikle sürmelisiniz. Karanlıkta bilerek bırakılan tüm gizli gerçekleri gün yüzüne çıkarmak tamamen sizin elinizdedir.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Davada kesin başarılı bir sonuç almak için yazılan dilekçe kalitesi çok hayati önemdedir. Öncelikle elinizdeki bulunan tüm hukuki argümanları eksiksiz ve son derece net olarak yazmalısınız. Ayrıca dosyada yer alan karmaşık olay örgüsünü gayet mantıklı bir zaman sırasıyla hakime anlatmalısınız. Nitekim yersiz uzun ve karmaşık kurgulanan dilekçeler dosyayı okuyan hakimleri genellikle çok yorar. Bu nedenle her zaman anlaşılır, son derece sade ve oldukça akıcı bir Türkçe kullanmalısınız. Üstelik yasanın verdiği tüm yasal taleplerinizi dilekçenin en sonunda açıkça ve sırayla maddelemelisiniz. Sonuç olarak bu işte tecrübeli bir avukattan profesyonel destek almanız size çok büyük avantaj sağlar. Çünkü yapılan basit usul hataları dahi dosyanızın hemen esastan reddedilmesine doğrudan yol açar. Böylece telafisi neredeyse imkansız devasa zararlardan avukatınız sayesinde çok kolayca ve hasarsız kurtulursunuz.
İstinaf Mahkemesi Kararlarına İtiraz Etmek Mümkün Mü?
Evet, üst derece istinaf mahkemesi kararlarına karşı da bu yola gitmek yasal olarak mümkündür. Özellikle istinaf mahkemesinde kesinleşen haksız kararlar için uygulamada sıkça bu yasal başvuruyu yaparız. Öncelikle kararı veren ilgili bölge adliye mahkemesi başsavcılığı sunduğumuz dosyayı çok dikkatlice inceler. Ayrıca inceleme sonucunda gerekli görürse yasadan doğan olağanüstü itiraz yetkisini derhal dosyada kullanır. Nitekim dosya kapsamında bulunan tüm hukuka aykırılıklar bu şekilde istinafta da hızla giderilir. Dolayısıyla kaybedilen istinaf süreci sonrasında da içinizdeki o büyük umudunuzu asla hemen kaybetmemelisiniz. Sonuçta ülkedeki yargının her aşamasında bilerek veya bilmeyerek yapılan hataları düzeltme imkanı yasalarla vardır. Sadece doğru makama en doğru yasal taleple tam zamanında başvurarak gitmek gerekir. Böylece davanızda uğradığınız haksızlığı ve aradığınız adaleti en üst merciye her zaman başarıyla taşırsınız.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Tahliye Sağlar Mı?
Hapisten acil bir tahliye kararı almak elbette ki her mahkumun en büyük yaşamsal hayalidir. Ancak kurumlara yaptığınız bu başvuru size anında doğrudan bir tahliye garantisi kesinlikle vermez. Öncelikle sunduğunuz güçlü taleplerinizin mahkemece gerçekten haklı ve tamamen hukuka uygun bulunması gerekir. Sonrasında yerel mahkeme ceza infazının durdurulmasına yönelik mutlaka ayrı ve net bir karar vermelidir. Böylece tutulduğunuz cezaevinden resmi çıkış işlemleriniz hiç vakit kaybetmeden aynı gün hemen başlar. Nitekim bizler hukuken birçok zorlu dosyada çok sürpriz tahliye kararı almayı daima başarıyoruz. Dolayısıyla içerdeyken özgürlüğe dair umudunuzu her zaman korumanız psikolojiniz açısından gerçekten çok önemlidir. Doğru ve akıllıca bir hukuki strateji ile o çok özlediğiniz özgürlüğünüze kavuşma şansınız her zaman vardır. Sadece zorlu süreci en doğru avukatla birlikte yönetmeniz davanın kazanılması için fazlasıyla yeterli olur.
Yalan Tanıklık Durumunda Hemen Neler Yapmalısınız?
Mahkemelerde yalan tanıklık maalesef mevcut adalet sistemimizin kanayan en büyük ve tehlikeli yarasıdır. Öncelikle aleyhinize konuşan tanığın kesinlikle yalan söylediğini somut resmi belgelerle net olarak kanıtlamalısınız. Ayrıca bu cüretkarca söylenen yalanın mahkemenin verdiği kararı nasıl doğrudan etkilediğini hakime açıkça göstermelisiniz. Nitekim duruşmada yalan söyleyen tanık hakkında savcılığa derhal suç duyurusunda bulunmak harika bir başlangıçtır. Böylece yeminli şahıs hakkında ağır cezalık yalan tanıklık davası açılmasını anında yasal olarak sağlarsınız. Sonuçta açılan o dava sizin lehinize kesin biterse asıl dosyadaki eliniz inanılmaz derecede güçlenir. Üstelik alınan bu yeni karar hukuken yargılamanın yenilenmesi için mutlak ve son derece kesin nedendir. Dolayısıyla sizin aleyhinize mahkemede yalan ifade verenlerin peşini hukuken hiçbir zaman asla bırakmayın. Tüm kanuni temel haklarınızı kullanarak hukuk sınırları içinde yüce mücadelenizi davanızın sonuna kadar verin.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Reddedilirse Ne Olur?
Bazen mahkemeler çok umut bağlanan başvuruları şekil veya davanın esası yönünden maalesef acımasızca reddeder. Öncelikle mahkemeye yazdığınız dilekçedeki basit imza veya harç eksiklikleri doğrudan yasal bir ret sebebidir. Ayrıca kanuni yasal süresi geçmiş tüm masum talepler mahkemece maalesef usulden hızlıca geri çevrilir. Nitekim yasada net sayılan yeni delil niteliği taşımayan sıradan evraklar süreci baştan sona tamamen tıkar. Böylece emek verdiğiniz dosyanız davanın asıl esasına hiç girilmeden usulden büyük bir hızla geri döner. Sonuç olarak kanunların net koyduğu tüm biçimsel kurallara harfiyen ve kusursuz uymak zorundasınız. Üstelik hukuken somut dayanaksız iddialar süreci ve kararı verecek hakimin fikrini tamamen olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla sunduğunuz iddialarınızı her zaman oldukça sağlam ve reddedilemez hukuki temellere oturtun. Asılsız soyut iddialardan ve davayı lüzumsuz uzatan tüm gereksiz detaylardan her zaman çok özenle kaçının.
Cezaevinden Hukuki İşlem Başlatmak Mümkün Müdür?
Tüm mahkumlar cezaevinden de istedikleri her türlü hukuki işlemi çok özgürce anında başlatabilirler. Öncelikle cezaevi yönetimi idaresine somut taleplerini açıkça içeren resmi bir dilekçe mutlaka vermeleri gerekir. Ayrıca el yazısıyla yazılan bu dilekçeler kurum tarafından ilgili savcılığa hemen aynı gün gönderilir. Böylece sanık için yasal süreyi kaçırma riski mahkumlar için tamamen ebediyen ortadan kalkar. Nitekim kanun koyucu meclis mahkumlara hak arama yolundaki bu hukuki kolaylığı özellikle her zaman sağlar. Dolayısıyla soğuk parmaklıklar ardında olmanız anayasal hak aramanıza kesinlikle hiçbir zaman engel değildir. Sonuçta dışarıdaki aileniz veya yetkilendirdiğiniz avukatınız aracılığıyla süreci adliyede dışarıdan oldukça kolayca takip edersiniz. Üstelik SEGBİS adını sistemde verdiğimiz teknolojik ağ üzerinden adliyedeki duruşmalara bile anlık katılırsınız. Kısacası devletin kurduğu adalet mekanizması içerideki tüm vatandaşlar için de kesintisiz bir biçimde çalışır.
Olağanüstü Kanun Yoluna Başvuru Kim Tarafından Yapılır?
Bu son derece kritik başvuruyu yapabilecek kişiler ceza kanun metninde çok net olarak sayılır. Öncelikle yargılanan sanık veya hükümlünün bizzat kendisi mahkemeden doğrudan yazılı talepte bulunabilir. Ayrıca atanan resmi yasal temsilciler veya vekaletli avukatlar da bu hukuki işlemi kolayca yapar. Nitekim yasal nikahlı eşler bile içerideki mahkum adına mahkemeye doğrudan resmi dilekçe verebilir. Böylece toplumdaki kimsesiz veya çaresiz tüm kişilerin hukuki hakları anında yasalarla güvenceyle korunur. Sonuç olarak sizi seven aileniz dışarıdan bu yorucu ve zorlu süreci oldukça rahatlıkla yürütür. Üstelik bazı önemli istisnai durumlarda savcılar bozulan adaleti yeniden sağlamak için resen harekete geçer. Dolayısıyla adli sistem yaşanan mağduriyeti kökten önlemek için içeride birçok farklı koruma mekanizması kurar. Temel bir yüce insan hakkı olan hak arama hürriyeti her koşulda mutlak güvence altındadır.
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurusu İşe Yarar Mı?
Use up and down arrow keys to resize the meta box pane.
Anayasa Mahkemesine tanınan bireysel başvuru hakkı mağdur mahkumlar için devasa bir yasal güvencedir. Ancak son çare bu yola gitmek için iç hukuk yolları tamamen harfiyen tüketilmelidir. Öncelikle tüm mevcut olağan kanun yollarının eksiksiz bitmesi şartını kesinlikle dosyalarda ilk olarak ararız. Ayrıca ülkemizdeki ceza davalarında adil yargılanma hakkı ihlalleri maalesef günümüzde çok fazla yaygındır. Nitekim AYM dosyada açık bir ihlal kararı verirse mahkemede anında yeniden yargılama süreci başlar. Böylece haksız yattığınız hapis cezasından kurtulmanın çok farklı ve oldukça güçlü bir yolunu bulursunuz. Sonuç olarak AYM tarafından bizzat verilen üst düzey kararlar tüm yerel mahkemeleri kesinlikle doğrudan bağlar. Üstelik yüksek mahkemenin ayrıntılı verdiği bu güçlü kararlar diğer davalar için emsal niteliği taşır. Dolayısıyla haklı olduğuna inandığınız dosyanızı en üst yargı denetimine başarıyla ve güvenle sonuna kadar açarsınız.
Konuyla İlgili Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Soru: Olağanüstü kanun yoluna başvuru süreci yasal olarak ücretli midir? Cevap: Öncelikle işlemi başlatmak için mahkemeye belirli harç ve tebligat masraflarını mutlaka ödemeniz gerekir. Ayrıca mevcut maddi durumunuz sürece yetersizse devletten ücretsiz olarak adli yardım talep edebilirsiniz.
2. Soru: Başvuru yaptığımda mevcut hapis infazım hemen durur mu? Cevap: Kural olarak kuruma yaptığınız başvuru infaz sürecini kendiliğinden asla doğrudan durdurmaz. Ancak mahkemeden infazın acilen durdurulmasını muhakkak ayrı ve özel bir dilekçeyle resmi olarak talep edersiniz.
3. Soru: Mahkemece verilen kesinleşmiş karara kaç yıl sonra yasal olarak itiraz edebilirim? Cevap: Yargılamanın yenilenmesi hukuki kurumu için kanunda belirlenen herhangi bir yasal süre sınırı yoktur. Dolayısıyla lehinize yeni delil bulduğunuz her an nöbetçi mahkemeye hiç çekinmeden hemen başvurursunuz.
4. Soru: Dosyaya yeni delil sunmadan süreci adliyede başlatmak mümkün müdür? Cevap: Maalesef ceza mahkemeleri yeni delil olmadan açılan dosyaları esastan kesinlikle hiçbir zaman incelemezler. Nitekim yapılan başvurunun temeli bilinmeyen yepyeni gerçeklerin mahkemede net olarak ortaya çıkarılmasına dayanır.
5. Soru: Cezaevindeki bir mahkum adına ailesi dışarıdan dava açabilir mi? Cevap: Mahkumun sadece yasal nikahlı eşi doğrudan onun adına adliyede mahkemeye dilekçe verebilir. Üstelik aileniz dışarıdan noterde vekaletname çıkararak tüm süreci uzman bir avukatla oldukça kolay yürütür.
Av. Sinan Cem Göde, Ankara’da yaşayan ve aktif olarak çalışan bir avukat olarak; İş Hukuku ve Ceza Hukuku başta olmak üzere geniş bir yelpazede hukuki hizmet vermektedir. Danışmanlık, dava takibi, sözleşme hazırlama ve uyuşmazlık çözümü konularında müvekkillerine güvenilir ve etkili çözümler sunmaktadır. → Daha fazlası